eğitim öğretim ile ilgili belgeler > konu anlatımlı dersler > Edebiyat dersi ile ilgili konu anlatımlar


                                                                        1940 SONRASI TÜRK EDEBİYATI, ÖZELLİKLERİ; 1940 SONRASI ORTAYA ÇIKAN GRUPLAR, AKIMLAR

1940 Sonrası Türk Edebiyatı, Özellikleri

·        1940 sonrası Türk edebiyatı, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkileriyle şekillendi.

·        Bu dönemde edebiyat; insanın, yaşamın ve dünyanın güvenilirliği üzerine derin düşünceleri barındırmaktaydı.

·        Yeni dünya görüşleri ve sanat anlayışındaki köklü değişiklikler, edebiyat eserlerinde belirgin bir yön değişimine yol açtı.

·        Özellikle hikâye, roman ve tiyatro eserlerinde "yurt" ve "köy" sorunlarına odaklanma eğilimi belirginleşmiştir.

·        Bu dönemde önemli bir hareket olan; Orhan Veli Kanık, Melik Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu tarafından başlatılan "Garip akımı” oldukça ses getirdi.

·        Bu hareket, "I. Yeni Şiir Hareketi" olarak adlandırıldı ve amaçları arasında iç ahengi yakalamak öne çıktı.

·        Ölçü ve uyak gibi dışsal unsurlara pek önem vermeyen bu şairler, söz sanatlarını zararlı buldu ve şiirin bilinçaltından beslenmesi gerektiğini savundu.

·        Şiirde halka seslenme ve günlük hayatı konu alma anlayışıyla önemli bir değişiklik getirdiler.

·        Daha sonra ortaya çıkan "İkinci Yeniler" adı verilen şairler ise daha soyut ve sanatsal bir yaklaşım benimsediler.

·        Bu dönemde İlhan Berk, Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya ve Ece Ayhan gibi isimler öne çıktı.

·        İkinci Yeniler, şiirde sanatı ön planda tutarak sürrealizme benzer ancak daha aşırı bir soyutlama anlayışıyla eserler verdi. Dilin kurallarına meydan okur tarzda eserler verdiler.

·        Roman ve hikâyede ise toplumsal gerçekçilik önemli bir akım hâline geldi.

·        Bu akım, toplumsal meseleleri ve derinlikli konuları işleyerek topluma fayda sağlamayı amaçladı.

·        Özellikle Anadolu köy romancılığı, işçi-ırgat hayatı, sınıf çatışmaları, grev-lokavt durumları ve toprak-su kavgaları gibi konular detaylı ve yaratıcı bir şekilde ele alındı.

Garip Hareketi (I. Yeni) (1940-1954)

q Garip Hareketi, Türk edebiyatında 1940-1954 yılları arasında etkili olan ve Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat Horozcu'nun öncülük ettiği bir edebiyat akımıdır.

q Bu topluluk, edebiyata radikal bir değişim ve yenilik getirmiştir.

q Garipçiler, şiirde geleneksel kalıplara ve kurallara karşı çıkmışlardır.

q Ölçü, kafiye gibi yapısal ögeleri reddederek serbest şiirin önünü açmışlardır.

q Dil kullanımında da sadelik ve doğallık esastır; süslü ve sanatlı anlatım yerine günlük konuşma dilini tercih etmişlerdir.

q Bu hareketin en önemli özelliği, halka yönelik bir edebiyat anlayışıyla ortaya çıkmış olmasıdır.

q Garipçiler; toplumsal konulara, günlük yaşamın sıradanlığına ve insanın iç dünyasına odaklanmışlardır.

q Şiirlerinde yaşama sevinci, doğa sevgisi, çocukluk anıları, ölüm, insan ilişkileri ve aşk gibi temaları işlemişlerdir.

q Garip Hareketi'nin temel amacı, edebiyatı halka açmak ve edebiyat dilini sadeleştirmektir.

q Bu doğrultuda, şiirdeki alışılmış kalıpları yıkmışlar ve yeni bir anlatım tarzı oluşturmuşlardır.

q Eskiler Alıyorum

“Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikiler alıyorum.

Bir de rakı şişesinde balık olsam” Orhan Veli bu şiirinde eski şiiri ve Ahmet Haşim’i ironi yoluyla eleştirmiştir.

Maviciler

q Maviciler, 1952-1956 yılları arasında Atilla İlhan tarafından çıkarılan Mavi dergisi etrafında bir araya gelerek edebî bir topluluk oluşturdular.

q Bu toplulukta yer alan isimler arasında Orhan Duru, Ferit Edgü gibi önemli sanatçılar bulunmaktadır.

q Maviciler, Garip akımına karşı bir duruş sergileyerek Garipçilerin savunduğu görüşlere karşı çıkmışlardır.

q Özellikle şiirin açık olması gerektiği düşüncesini tamamen reddederek şiirin anlam kapalılığının önemli bir unsurları olduğunu savunmuşlardır.

q Onlara göre şiirin basit olmaması, zengin benzetmelerle içeriksel derinlikle dolu olması gerekmektedir.

q Mavicilerin önemli özelliklerinden biri de toplumsal gerçekçilik anlayışını savunmalarıdır.

q Derginin yönetimini devralan Özdemir Nutku devralmış ancak Mavi dergisi Nisan 1956'da kapanmış ve Mavicilerin etkinlikleri de sona ermiştir.

q Maviciler; edebiyatta yeniliği ve farklı bir şiir anlayışını savunarak şiirin açık olamayacağını, aynı zamanda anlam kapalılığının şiiri zenginleştiren bir özellik olduğunu vurgulamışlardır.

İkinci Yeniciler (1954-1960)

q İkinci Yeniciler, 1954-1960 yılları arasında Türk edebiyatında önemli bir döneme damgasını vurmuş edebî bir akımdır.

q Bu dönemde Edip Cansever, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan gibi isimler öne çıkmıştır.

q İkinci Yeniciler öncelikle Garipçilere ve 1940 Toplumcu Gerçekçi Kuşağı'na tepki olarak ortaya çıkmıştır.

q Bu akım, Türk şiirine yeni bir soluk getirmeyi amaçlamış ve dikkat çeken bazı özellikleri vardır.

q "Şiir için şiir" anlayışı: İkinci Yeniciler, şiirin kendi içinde anlam taşıması gerektiğini savunmuşlardır. Onlara göre şiirde erdem, ahlâk, toplum gibi konuların yer almaması gerekmektedir. Şiir, sadece kendi varlığıyla anlam taşımalıdır.

q Anlamsızlık değil, soyutlama: İkinci Yeniciler anlamsızlık değil, soyutlama üzerinde durmuşlardır. Eşyaları, görünümleri ve insanı gerçeküstücü bir yaklaşımdan daha aşırı bir soyutlama ile ele almışlardır.

q Şiirde biçim ve içerik ayrımı: Bu akıma göre şiir diğer edebî türlerden kesin bir şekilde ayrılmalıdır. İçerik ve konu, şiirin dışında tutulmalıdır. Bu nedenle II. Yeniciler eserlerinde öykü anlatma işlevini reddetmişlerdir.

q Ahenk ve musiki: İkinci Yeniciler; şiirde ahenk, ölçü ve uyak gibi geleneksel biçim ögelerini ikinci plana atmışlardır. Onlar için önemli olan, musiki ve anlatımın zenginliğidir.

q Bağımsız şairlerin ortak çizgisi: Bu akım, Garip gibi ortak bir hareket değil; bağımsız şairlerin benzer bir çizgide şiir yazmasıyla ortaya çıkmıştır. Her şair kendi tarzını ve söylemini koruyarak İkinci Yeniciler akımının bir parçası olmuştur.

İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir (1960-1980)

q 1960 kuşağı şairleri, Türkiye'nin sosyal ve siyasi yapısında önemli değişimlerin yaşandığı bir dönemde, edebiyat dünyasına etkileyici bir şekilde damga vurmuşlardır.

q 1961 Anayasası'nın sağladığı özgürlük ortamıyla birlikte Nazım Hikmet'in eserlerinin yayımlanmasının serbestleştiği ve siyasal dergilerin güçlü bir şekilde okunduğu bu dönemde, toplumcu gerçekçi şairlerin sesleri giderek güçlenmiştir.

q Bu şairler, Marksist felsefeyi benimseyerek toplumun ve özellikle işçi sınıfının sesi olmuşlardır.

q "Yeni Gerçek", "And", "Halkın Dostları", "Militan" gibi dergiler etrafında bir araya gelen bu şairler, ideolojilerini ve şiir anlayışlarını açıkça ortaya koymuşlardır.

q Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe, Özkan Mert, Refik Durbaş ve Nihat Behram gibi önemli temsilcileriyle bu akım, Türk edebiyatında önemli bir yer edinmiştir.

q İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir; umut, direnme ve isyan gibi konuları merkeze alarak toplumun sesi olma misyonunu üstlenmiştir.

q Bu şairler, şiirlerinde biçimden ziyade içeriğe odaklanmışlar ve toplumsal mesajlarını etkili bir şekilde iletmek için slogan üslubundan yararlanmışlardır.

q İkinci Yeni Şiiri'nin kapalı özelliklerine karşın İkinci Yeni Sonrası Toplumcu Şiir açık ve net bir anlatımla dikkat çekmiştir.

q Bu akımı savunan şairler, Türk edebiyat geleneğindeki önemli isimlerle de bir bağ kurmuşlardır. Özellikle 1940 toplumcuları ve Nazım Hikmet gibi şairler, şiire toplumsal bir işlev yükleyerek bu akımın temellerini oluşturmuşlardır.

q  Bu dönemin şairleri, edebiyatın gücünü kullanarak toplumsal değişim ve adalet için çaba göstermişlerdir.

1980 Sonrası Şiir

q 1980 sonrası Türk şiiri, birçok edebiyat eleştirmeni tarafından kayıp bir dönem olarak kabul edilmektedir.

q Ancak bu dönemde de önemli şairler ve eserler ortaya çıkmıştır. Şiirin hareketsiz olduğu düşüncesi, aslında pek çok çeşitli tarzın ve yaklaşımın bu dönemde bir arada var olduğunu göz ardı etmektedir.

q 1980 sonrası Türk şairleri, edebiyat dünyasında çeşitli dergilerde bir araya gelmişlerdir. Bu dönemde öne çıkan şairler arasında Haydar Ergülen, Hüseyin Atlansoy, Seyhan Erözçelik, Lale Müldür, Ahmet Erhan ve Küçük İskender gibi isimler yer almaktadır.

q Bu şairler, geleneksel şiir anlayışını sürdürmekle birlikte yeni ve çağdaş temaları da işlemişlerdir.

q 1980 sonrası Türk şiiri, toplumcu şiir anlayışının yanı sıra ideolojiyi öne çıkaran bir tarza sahip değildir. Bunun yerine şairler daha çok bireysel deneyimleri, duyguları ve imgeleri ön plana çıkarmışlardır. Bunun sebebi ise 1980 yılında ülkenin içinde bulunduğu karmaşık durumdur. Bu dönem birçok kitap toplatıldı ve siyasi görüş belirten eser verenler birçok bedel ödemek zorunda kaldılar.

q Şiirlerinde düz yazıya yakın bir üslup kullanmışlar ve anlatıyı güçlendiren temaları işlemişlerdir.

q İkinci Yeni'nin etkilerini taşıyan bu şairler, imge anlayışlarında da dikkat çekici bir yaklaşım sergilemişlerdir.

q Uzak çağrışımlara ve simgelere önem vererek şiirlerini zenginleştirmişlerdir.

q Ayrıca bu dönemde çıkan dergilerin de etkisi büyüktür. Yazko Edebiyat, Üç Çiçek, Şiiratı ve Sombahar gibi dergiler, yeni şiir anlayışlarının yayılmasına ve tanıtılmasına katkı sağlamıştır.

Cumhuriyet Döneminde Halk Şiiri

q Cumhuriyet Dönemi’nde halk kültürüne ve halkın duygu dünyasına verilen değer daha da artmış, bu da halk şiirinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

q Halk Şairleri ve Usta-Çırak İlişkisi: Cumhuriyet döneminde de halk şairleri, geleneğini usta-çırak ilişkisiyle sürdürmüştür.

q Saz Eşliğinde Şiir Söyleme Geleneği: Halk şiirinin önemli bir özelliği de saz eşliğinde söylenmesidir. Şairler, sazın ritmiyle şiirlerini dile getirerek dinleyicilere etkileyici bir deneyim sunmuşlardır.

q Güncel Konuların İşlenmesi: Cumhuriyet Dönemi Halk Şairleri sadece geleneksel konuları değil, aynı zamanda güncel meseleleri de işlemişlerdir. Bu da halk şiirinin yaşadığı döneme ve toplumsal değişimlere duyarlılığını göstermektedir.

q Dilin Sadeleşmesi: 20. yüzyıl halk şiirine kıyasla Cumhuriyet Dönemi Halk Şiiri daha sade bir dil kullanmıştır.

q Divan şiiri etkisi ve Arapça-Farsça sözcüklerin azalmasıyla birlikte şiirler daha anlaşılır ve samimi bir hâle gelmiştir.

q Sadece Şiir Yazan Şairler: Bu dönemde, saz çalma geleneğine uymayan ve sadece şiir yazan şairler de ortaya çıkmıştır. Örneğin, Abdurrahim Karakoç gibi isimler bu geleneği sürdürmüş ve halk şiirine önemli katkılar yapmışlardır.

1940 Sonrası Türk Edebiyatında Roman ve Hikâye

1940 sonrası Türk edebiyatında önemli bir dönem yaşandı. Bu dönemde birçok değerli yazar, Türk edebiyatına önemli eserler kazandırdı.

·        Kemal Tahir romanlarında; cezaevi yaşantılarından, Kurtuluş Savaşı'ndan ve eşkıya menkıbelerinden ilham aldı, bu da gerçek bir Anadolu romanı ortaya çıkardı. Eserleri arasında "Yorgun Savaşçı" ve "Devlet Ana" öne çıkar.

·        Orhan Kemal ise yüzlerce kişinin kaderini ve direnişini yazdı. Eserlerinde sürükleyicilik, tabiilik ve gerçeklik özellikleri dikkat çeker. "Murtaza" ve "Hanımın Çiftliği" gibi eserleri bu dönemin önemli romanları arasındadır. Tiyatro alanında da 72.Koğuş eseriyle dikkat çekmiştir.

·        Yaşar Kemal, Çukurova insanının hayat mücadelesini şiirli bir dille yazarak tezli romanı savundu. Folklor unsurları ve güçlü doğa tasvirleri eserlerinde sıkça görülür. "İnce Memed", "Yer Demir Gök Bakır" ve "Teneke" gibi romanlarıyla tanınır.

·        Fakir Baykurt ise doğup büyüdüğü köylülerin hayatını eserlerine yansıttı. "Yılanların Öcü", "Tırpan", “Eşekli Kütüphaneci” ve "Kara Ahmet Destanı" gibi eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. "Can Parası" ise önemli hikâyelerinden biridir.

·        Bağımsız yazarlar arasında Halikarnas Balıkçısı (Cevdet Şakir Kabaağaçlı), Ege ve Akdeniz kıyılarından ilham aldığı eserlerini yazdı. "Merhaba Akdeniz" ve "Deniz Gurbetçileri" bu dönemin önemli eserlerindendir.

·        Haldun Taner; gözlem, mizah ve yergiyle güçlü hikâyeler yazdı. Epik tiyatro türünde eserler verdi. "Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu", "On İkiye Bir Var" gibi hikâyeleriyle tanınırken tiyatro alanında da "Keşanlı Ali Destanı" önemli bir eseridir.

·        Tarık Buğra, tek adamın tedirginliğini ve dengesizliğini ele aldı. "Küçük Ağa" ve "İbişin Rüyası" gibi eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edindi.

·        Diğer bağımsız yazarlar arasında Samet Ağaoğlu, Oktay Akbal, Selim İleri, Cengiz Dağcı ve Füruzan da önemli eserlere imza attılar.

·        Tiyatro alanında da Vedat Nedim Tör (Kör), Turgut Özakman (Duvarların Ötesi, Sarı Pınar), Güngör Dilmen (Midas'ın Kulakları), Sermet Çağan (Ayak Bacak Fabrikası), Cevat Fehmi Başkut (Paydos, Buzlar Çözülmeden, Harput’ta Bir Amerikalı) gibi isimler önemli eserler vermişlerdir.

·        Deneme ve eleştiri alanında ise Nurullah Ataç, Türkçenin özleşmesi için mücadele etti ve yeni bir dil ve anlatım biçimi yarattı. "Günlerin Getirdiği" ve "Okuruma Mektuplar" gibi eserleriyle tanınır. “Günce” tanımını dilimize kazandıran kişidir.

·        Suut Kemal Yetkin ise edebiyatın çeşitli konularında özlü ve açık bir anlatımla eserler verdi. Denemeleri ve "Edebiyat Konuşmaları" önemli eserlerindendir.


EDEBİYAT DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


EDEBİYAT DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI, SORULAR
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<


EDEBİYAT DERSİ İLE İLGİLİ YAZILI SORULARI
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

....

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiye ederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: