Dinim İslam, İslamiyet, İslami Yazılar > Allah Dostlarının Hayatı >imamı şafi hazretleri

İMAMI ŞAFİ HAZRETLERİ’NİN BAŞINDAN GEÇENLER VE ÖVÜLEN YÖNLERİ (ALLAH DOSTLARININ HAYATI)

  

Süfyan-ı Sevri şöyle demiştir: "İmam-ı Şafii'nin aklı, zamanındaki insanların yarısının akılları toplamından fazladır." Abdullah-i Ensari buyurdu ki: "İmam-ı Şafii'yi çok severim. Çünkü evliyalıkta hangi makama baksam, onu herkesin önünde görüyorum."

 

Az yer, az uyurdu. "On altı senedir, doyasıya yemek yemedim" buyurdu. Sebebi sorulunca "Çok yemek bedene ağırlık verir, kalbi zayıflatır, anlayışı, idraki azaltır, çok uyku getirir ve böylece insanı ibadetten alıkor. Kulluğun başı az yemektir" buyurmuştu.

 

İmam-ı Şafii'nin siması, gayet güzel ve sevimli idi. Üstün bir zekaya ve kabiliyete sahib idi. Peygamber efendimizin sünnetine son derece riayet ederdi, ilmi, tevazusu, heybet ve vekarı ile kalblere tesir ederdi. Kur'an-ı kerim okurken dinleyenler kendinden geçerdi.

 

Orta halli giyinirdi. Heybetli bir görünüşü vardı. O bakarken, yanındakiler su dahi içemezlerdi. Yüzüğünde, (el-bereketü fil-kana'ati) Bereket, kanaat etmektedir, yazılı idi.

 

Harun Reşid, her sene Bizans imparatorundan vergi olarak çok para ve mal alırdı. Bir sene imparator, âlimlerle münakaşa etmek için ruhbanlar gönderdi: "Eğer bizi yenerlerse onlara vergilerimizi vermeye devam edeceğiz. Yok biz yenersek vermeyiz" dedi.

 

Dörtyüz hıristiyan geldi. Halife, bütün âlimlerin Dicle kenarında toplanmasını emretti, İmam-ı Şafii'yi çağırarak, hıristiyan ruhbanlara sen cevap ver! dedi. Herkes Dicle kenarında toplandı, İmam-ı Şafii seccadeyi omuzuna alıp nehre doğru gitti. Seccadeyi nehre atıp üzerine oturdu ve: "Benimle münakaşa etmek isteyenler buraya gelsin" dedi.

 

Bu hali gören ruhbanların hepsi müslüman oldu. Bizans İmparatoru, adamlarının İmam-ı Şafii'nin elinde müslüman olduğunu öğrenince; "iyi ki, o buraya gelmedi. Yoksa buradakilerin hepsi müslüman olurdu, kendi dinlerini bırakırlardı." dedi.

 

Bir kere ders verirken, ders esnasında on defa ayağa kalktı. Sebebini sorduklarında, buyurdu ki: "Seyyidlerden bir çocuk, kapının önünde oynuyor. Kapının önüne gelip, kendisini gördüğüm zaman, ona hürmeten ayağa kalkıyorum. Resulullahın torunu ayakta dururken oturmak reva değildir."

 

Talebelerinden biri anlatır: Bir bayram günü İmam-ı Şafii hazretleri ile beraber mescidden çıktık. Bir mesele hakkında sohbet ediyorlardı. Evlerinin kapısına gelince, bir hizmetçi kendisine bir kese altın getirip, efendisinin selamı olduğunu ve bunu kabul buyurmasını rica etti. İmam-ı Şafii hazretleri keseyi kabul etti. Biraz sonra biri gelip, "Hanımım bir çocuk doğurdu. Yanımda hiç param yok. Sizden Allah rızası için biraz para istiyorum" dedi. İmam-ı Şafii hazretleri keseyi hiç açmadan, olduğu gibi o şahsa verdi. Halbuki biliyordum ki, kendisinin de hiç parası yoktu.

 

İmam-ı Şafii hazretleri Yemen'e bir sefer yapmıştı. Dönüşünde onbin dirhemle gelip, çadırını Mekke'nin dışına kurdurarak, ziyaretçilerini orada kabul etti. Halk topluluklar halinde İmam-ı Şafii'ye gelerek müşküllerini hallediyordu. Ziyaretçiler arasında bulunan fakirlere de para dağıtıyordu. Böylece, Yemen'den getirdiği onbin dirhemin hepsini fakirlere dağıttı ve ondan sonra da; "Oh şimdi rahatladım" buyurdu.

 

Mısır'ın  ileri gelenlerinden birinin hanımı, bir münakaşada kocasına: "Ey Cehennemlik" dedi. Bu cevap karşısında bu şahıs, hanımına "Ben Cehennemliksem, seni boşadım" dedi, fakat hanımını da çok seviyordu. Âlimleri toplayıp bu meseleyi sordu. Kimse cevap veremedi. "Senin Cehennemlik olup olmadığını Allah bilir" dediler. Âlimler arasından henüz daha genç yaşta olan İmam-ı Şafii kalkıp, "Ben senin meseleni çözerim" dedi. Oradakiler şaşırdılar. Bu kadar âlimin cevap veremediğine, nasıl cevap verecek diye merak ettiler. İmam-ı Şafii dedi ki: "Önce sen benim sorularıma cevap ver!" Ve devam etti: "Bir günah işleyeceğin vakit, Allah korkusundan bu günahı terk ettiğin oldu mu?" dedi. "Allahü teâlâya yemin ederim ki çok oldu." "Bu halinle Cennetlik olduğun anlaşılmaktadır" buyurdu.

 

Orada bulunan âlimler, hangi delil ile bu hükmü verdiğini sordular:

 

"Kur'an-ı kerimde, "Bir kimse Allah korkusundan nefsini günahlardan men ederse, onun yeri elbette Cennettir" buyurulmaktadır. Hükmünü bu ayet-i kerimeye göre verdim" buyurdu. Oradakiler susup kaldılar.

 

Abdullah bin Muhammed Bekri şöyle anlatmıştır: "İmam-ı Şafii ile Bağdad'da nehir kenarında oturuyor idik. Bir genç gelip abdest almaya başladı. Fakat abdesti yanlış aldı. İmam-ı Şafii o gence: "Abdesti tam al. Allahü teâlâ sana dünya ve ahıret saadeti versin" buyurdu. Genç tekrar abdest alıp, yanımıza geldi ve bana nasihat et, öğret deyince, İmam-ı Şafii şöyle buyurdu: "Allahü teâlâyı bilen necat (kurtuluş) bulur. Dininde titizlik gösteren, kötülüklerden kurtulur. Nefsini ıslah eden saadete kavuşur. Biraz daha ister misin dedi. Genç evet deyince, şöyle devam et "Kim şu üç şeyi yaparsa imanı kamil olur:

 

1- Emr-i bil-ma'ruf yapmak, yani Allahü teâlânın emirlerini yapmak ve yaymak.

 

2- Nehy-i anil-münker yapmak, yani Allahü teâlânın yasaklarını yapmamak ve yapılmaması için uğraşmak.

 

3- Her işinde Allahü teâlânın dinde bildirdiği hudutlar içinde bulunmak buyurdu. Sonra, "Biraz daha ister misin? deyince, genç, "ihsan ediniz efendim" dedi. Şöyle buyurdu: "Dünyaya bağlanıp, ona düşkün olma, ahıreti iste. Bütün hal ve hareketinde Allahü teâlâyı hatırla ki, kurtulanlardan olasın.”

 

Bu nasihatleri dinleyen genç, son derece memnun olup, benim yanıma yaklaşarak, bu zat kimdir, dedi. Ben de İmam-ı Şafii olduğunu söyleyip tanıttım. Bunun üzerine genç; bugün ne bahtiyarım ki, böyle büyük zatı görüp, nasihatini dinledim" dedi.

 

 

İmam-ı Şafii hazretleri şöyle anlatmıştır:

 

Bir gece rüyamda Peygamber efendimizi  görmekle şereflendim. Bana buyurdu ki, "Sen kimdensin?" Cevabında, "Ben senin kabilendenim" dedim. Bana yaklaş buyurdular. Yanına gittim. Mübarek ağzının suyunu dilime, ağzıma ve dudaklarıma sürüp "Haydi, Allahü teâlâ sana bereket versin" buyurdular.

 

Kendisi anlatır: Çocukluk zamanında, Mekke'de rüyamda Peygamber efendimizi gördüm. Tam bir heybetle Mescid-i haramda insanlara imamlık yapıyorlardı. Namaz bitince yanlarına gidip, bana da ilim öğretiniz, dedim. Bunun üzerine kaftanının altından bir terazi çıkarıp: Bu senin , içindir, buyurup bana hediye ettiler. Bu rüyamı tabir ettirdim. Dediler ki: "Sen, ilimde imam olursun ve sünnet üzere olursun. Terazi ise, hakikat-ı Muhammediyyeye kavuşacağına alamettir."

 

Yine kendisi anlatır:

 

"Bir gün rüyamda, Hz. Ali efendimizi gördüm. Parmağından yüzüğünü çıkardı, parmağıma taktı. Bu hareketi, kendi ilminin ve Resulullahın ilminin bana geçmesi alameti idi."

 

İmam-ı Şafii, altı yaşında iken mektebe gitmeye başladı. Zahide bir annesi vardı, insanlar emanetlerini ona bırakırlardı. Bir gün iki kişi gelip, bir bohça verdiler. Daha sonra biri gelip bohçayı istedi. Gelene bohçayı verdi. Biraz sonra diğeri gelip, bohçayı istedi. Bohçanın arkadaşına verildiğini söyleyince: "Biz ikimiz beraber gelmeyince bohçayı vermeyin demiştik. Bohçayı niçin verdiniz?" dedi. Annesi üzüldü. O sırada İmam-ı Şafii geldi. Annesinin üzüntülü olduğunu görünce sebebini sordu. Annesi olanları anlattı. Bunun üzerine annesine: "Sen üzülme ben şimdi bohçayı isteyenle konuşurum."

 

Bohçayı isteyen şahsın yanına gelip dedi ki: "Sizin bohçanız olduğu yerde durmaktadır. Git arkadaşını getir." Adam aldığı cevap karşısında şaşırıp, geri dönüp gitti. Bir daha da gelmedi.

 

  







“İMAMI ŞAFİ HAZRETLERİ'NİN HAYATI ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

....

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz:


 




Eklediğiniz yorumlar/yazılar/font>
onaylandıktan sonra siteye eklenecektir.