Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Dil İle Kültür Arasındaki İlişki, Dil Nedir, Kültür Nedir, Dil Kültür İlişkisi

TÜRKÇE’NİN KORUNMASI, YAŞATILMASI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER, TÜRKÇE’YE SAYGI (DİL İLE KÜLTÜR ARASINDAKİ İLİŞKİ, DİL NEDİR, KÜLTÜR NEDİR)

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre; "Resmi Dil Türkçe'dir."

 

Eğitim, sömürge olmayan veya sömürge olmayı kabul etmeyen her ülkede, resmi dilden olur; resmi dil çoğunluğun dilidir. Eğitim her seviyede Türkçe yapılmalıdır. Böylece; anlatılan konular daha iyi öğrenilir, eğitimin seviyesi yükselir, ezbercilikten kurtuluruz, bilim gelişir, üretken ve iyi yetişmiş insanlar ortaya çıkar, ülke gelişir ve kalkınır.

 

Ana okul, ilköğretim, lise, üniversite aşamalarında yabancı dille eğitim yapılmamalıdır. Bu hem anayasal zorunluluktur hem de Türkiye'nin şerefi, bağımsızlığı, bekası, bilimsel-kültürel-ekonomik kalkınması için ayrıca bir zorunluluktur.

 

Almanya, Japonya, Fransa, Çin ve benzeri sömürge olmayan ve sömürge olmaya karşı çıkan her ülkede eğitim dili resmi dil olmaktadır, eğitim okullarda yabancı dil ile yapılmamaktadır. Böylece; bilim, kültür ve eğitim gelişmiştir. Bugün; bilimsel, toplumsal, iktisadi kalkınma seviyeleri; yabancı dille eğitimi yaygınlaştıran Türkiye'den yüksektir.

 

Yabancı dil öğretmek uygun yöntemlerle; okullarda takviyeli şekilde yani ders saatleri artırılarak yapılabilir veya kurslarda yapılabilir. Ama ana okul, ilköğretim, lise, üniversite aşamalarında eğitim, kesinlikle yabancı dille yapılmamalıdır, Türkçe olmalıdır.

 

Yabancı dili mesleğine göre, en iyi şekilde öğretmek için uzmanlardan ve çeşitli yöntemlerden yararlanılmalıdır: Çeşitli ülkelerin dillerinden uzmanlar yetiştirilir, tercüme yazılımlarından yararlanılır,yabancı dil okulları ve kursları kuvvetlendirilir, ayrıca geniş imkanlı tercüme merkezleri kurulur, kuranlar desteklenir. Şimdi Japonya gibi ülkeler, tarihte çeşitli Türk devletleri ve diğerleri böyle yapmıştır. Verimli ve akılcı yol budur.

 

Atatürk'ün 1929 yılında "Türk Harsı(kültürü) içinde yabancı dil öğretmek" sözü ile kurduğu Türk Eğitim Derneği okullarında; 1953'e kadar eğitim Türkçe ile yapılıyordu, yabancı dil öğretimi haftada 10 saat olarak takviyeli İngilizce dersi şeklindeydi. Atatürk'ün Yenişehir Lisesi'nin; 1953'de ismi TED Kolej ve eğitim dili yabancı dil yapıldı!

 

Yurt dışında yaklaşık elli bin civarında öğrencinin okuduğu bildirilmektedir. Bunların öğrenim maliyetleri olarak milyarlarca dolarlık kaynak, yurt dışına gidiyor. Miktar olarak Türkiye'deki bütün üniversitelerin toplam bütçesinin altı ila on katı bir miktardır.

 

Türkiye'deki üniversitelerin hepsi ödenek, imkan sıkıntısı içindedir. Yazık değil mi? Hem İMF-Dünya Bankasından para dilenip, hem de ABD-İngiltere üniversitelerini, yayınevlerini, kurs merkezlerini parasal yönden beslemeyi bırakalım.

 

Kaymakamları ve bazı kamu görevlilerini İngiltere dil kursuna göndermek de çok gereksiz israfçı uygulamadır. Bu ve (bilgi yelpazesi.net) benzeri işleri savunanlar; Almanya, İtalya, Fransa'da kimsenin İngilizce konuşmaya can atmadığını kendi dillerinden konuştuğunu görmelidir.

 

Her ülkede dışardan gelen öğrenci, önce o ülkenin dilini öğrenmek için kurs veya dil okuluna gider. Sonra üniversiteye başlar ve o ülkenin dilinden eğitimine devam eder. Türkiye her ülkenin uyguladığı bu yolu izlemelidir.

 

Japonya, Çin, Almanya veya Fransa'da okullarda yabancı dille eğitim yapılamazken; Türkiye'de yapılması çok yanlıştır. Bu sömürgeciliğe boyun eğmektir. Bunu ortadan kaldırmadan bağımsızlıktan, iktisadi kalkınmadan söz edemeyiz. İktisadi olarak da yanlış ve kaynak kaybıdır. ODTÜ ve diğer örnekler Türkçe eğitime döndürülmelidir. Her şerefli ve bağımsız ülkeye yakışır şekilde; gelecek yabancı öğrenciler, Türkçe hazırlık eğitimine alınmalıdır. Türkiye sömürge değildir. Önce Türkiye'nin şeref ve çıkarları gözetilmelidir. TBMM'de tutanakların Türkçe ve İngilizce tutulduğu; doğru ise düzeltilmelidir!

 

Dil öğrenilmeli; Türk lehçeleri, İngilizce, İspanyolca, Çince, Japonca, Rusça, Arapça, Almanca gibi dillerin öğrenilmesine gerekli önem verilmelidir. Amerika'da bile İspanyolca'nın ağırlık kazandığını bilmeli, Türk lehçeleri ve diğer dünya dillerini ihmal etme yanlışından dönülmelidir.

 

Türk Dünyası arasında alfabe farklılıkları azaltılıp dilde ve yazıda birlik sağlanırsa, iktisadi ilişkiler artırılırsa önümüzde büyük ufuklar açılacaktır.

 

Avrupa Birliği'nde bile İngilizce'nin ortak dil olarak kabul edilmediğini bilmeliyiz. AB'de her ülke kendi diline önem vermeye devam edeceği kararını ortaya koymuştur.

 

(Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu'nun kitaplarından derlenmiştir.)

 

Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu'nun kitapları:

1)Hedef Türkiye

2)Bye Bye Türkçe

3)Türk Aynştaynı

 

  







“DİL İLE KÜLTÜR ARASINDAKİ İLİŞKİ, DİL NEDİR, KÜLTÜR NEDİR ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

.

1. **Yorum**
->Yorumu: güzel ama hep dilde durulmuş.Biraz daha çıtayı uzun tutsalarmış daha da iyi olurmuş . Ama yinede harika 
->Yazan: ayşe.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: