eğitim öğretim ile ilgili belgeler > Hikayelerden Seçmeler, Öyküler, Kısa Hikayeler

 

Heidi Gerçek Hikâyesi

"Heidi", İsviçreli yazar Johanna Spyri tarafından yazılan aynı adlı klâsik romana dayalı olarak oluşturulan bir çizgi film ve televizyon dizisidir. Hikâye, genç bir kız olan Heidi'nin maceralarını ve yaşamını anlatır. İşte "Heidi" çizgi filminin bilinen hikâyesi:

Heidi, annesi tarafından küçük yaşta terk edilen bir kızdır. Annesinin ölümünün ardından Heidi, İsviçre Alpleri'nde yaşayan dedesinin yanına gönderilir. Heidi; sıcakkanlı ve neşeli bir çocuktur, bu yüzden dedesiyle hızlıca bağ kurar. Yaşadıkları küçük dağ köyü olan Alp Dağları'nda Heidi, güzel doğa manzaralarının tadını çıkarmak için büyük bir sevgiyle büyür.

Heidi'nin en yakın arkadaşı Peter adında bir çobandır. Peter dağlarda keçi çobanlığı yapmaktadır ve Heidi ile birlikte doğanın tadını çıkarmaktan keyif alır. Birlikte dağların eteklerinde dolaşır, çiçek toplarlar ve masalsı manzaraların tadını çıkarırlar. Heidi'nin masumluğu ve neşesi, köydeki diğer insanları da etkiler ve onların hayatlarına renk katar.

Ancak Heidi'nin hayatı, teyzesi Dete'nin onu Frankfurt'a getirmek istemesiyle değişir. Dete, Heidi'yi Frankfurt'ta yaşayan varlıklı bir aileye dadı olarak verir. Heidi, bu büyük şehirde ilk başta kendini yabancı ve yalnız hisseder. Ancak zamanla Clara adında tekerlekli sandalyeye bağımlı bir kızla arkadaş olur. Heidi, Clara'nın hayatına sevinç ve neşe getirir ve Clara, Heidi'ye özel bir arkadaşlık sunar.

Ancak Heidi için Alpler'in özlemi hiçbir zaman geçmez. Fraulein Rottenmeier tarafından kontrol edilen evde mutsuz hissetmeye başlar. Heidi, dağları ve sevdiklerini özlemektedir. Nihayetinde Heidi, Clara'nın dedesi tarafından tekrar Alp Dağları'na geri gönderilir.

Heidi'nin geri dönüşü hem Clara hem de Heidi için büyük bir sevinç kaynağıdır. Heidi, Alpler'deki sevgili dedesi ve arkadaşı Peter ile yeniden bir araya gelir. Hikâye, Heidi'nin Alp Dağları'nda mutlu bir şekilde yaşamaya devam ettiği bir sonla sona erer.

Heidi Hikâyesi Gerçekte Neyi Anlatıyor?

Heidi'nin ayakkabı giymemesi ve çıplak ayaklarla dolaşması sadece köy yaşamının bir yansıması gibi görünse de aslında bu unsurlar, Verdingkinder olarak bilinen köle çocuklarının sembolik bir temsilini içeriyor. "Verdingkinder" terimi, kelime anlamıyla "çıplak ayaklı çocuklar" olarak çevrilebilir. Bu çocukların hikâyesi, İsviçre'de insan haklarının ilerlemesine dair önemli bir örnek sunar.

İsviçre, 1789 yılında 14 yaşından küçük çocukların fabrikalarda çalışmasını yasaklayarak ileri görüşlü bir karar almış gibi görünse de gerçekte bu ülke uzun bir süre boyunca çocukları yasal bir şekilde köle olarak çalıştırmıştır. İsviçre'de 18. yüzyılda başlayan bir sistem; boşanmış ailelerin çocukları, borçlu ailelerin çocukları, yetim kalan çocuklar ve suça karışan çocuklar gibi dezavantajlı durumda olan çocukları kilise tarafından başka ailelere verilmesini öngörüyordu. Ancak bu ailelerin amacı, çocukları huzur içinde yetiştirmek değil, onları köle olarak kullanmaktı.

Bu Verdingkinder olarak adlandırılan çocuklar; aileler tarafından çalıştırılıyor, kiralanıyor veya daha da kötüsü satılıyordu. Bu çocuklar kelimenin tam anlamıyla köle olarak kullanılıyordu. Onlar, insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda bırakılıyor; ahırda hayvanlarla aynı ortamda uyumak zorunda bırakılıyor, yetersiz besleniyor ve ağır işlerde çalıştırılıyorlardı. Üstelik bu çocuklar, sistematik olarak kötü muamele görüyor, dövülüyor, işkenceye uğratılıyor ve cinsel istismara maruz kalıyordu.

İsviçre toplumu, bu çocukları insan olarak bile görmeyerek onların acı çekmesine göz yumuyordu. Bu çocukların yaşadığı kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybedenlerin ölüm nedenleri yerel doktorlar tarafından gizleniyordu. Ancak bir Rus doktorun bu durumu rapor etmesiyle bazı tepki sesleri yavaşça yükselmeye başladı.

Unutmayın ki İsviçre'deki bu insanlık dışı kölelik sistemi, ancak 1981 yılında yasaklandı. Evet, 1981 yılına kadar İsviçre'de hâlâ köle çocuklar bulunuyordu. İsviçre devleti bu acı tarihi gerçekle yüzleşmeye ancak 2013 yılında başlayarak özür dilemeye karar verdi.

Heidi hikâyesi ne kadar sevimli ve masum gibi görünse de gerçekte yaşananlar çok daha acı bir gerçeği yansıtıyor. Daha da üzücü olan, bazı sapkın grupların hâlâ utanmadan ve özür dilemeden dünyanın diğer ülkelerine insan hakları dersi veriyor olmasıdır. İnsanlık, bu tür tarihsel hatalardan dersler çıkarmalı ve insan haklarını herkes için savunmalıdır.

 

 

“HİKAYELERDEN SEÇMELER, ÖYKÜLER, KISA HİKAYELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

....

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: