eğitim öğretim ile ilgili belgeler > Hikayelerden Seçmeler, Öyküler, Kısa Hikayeler

 

Hekimoğlu Türküsü Hikâyesi

Kahramanlık destanları, tarih boyunca milletler arasında nesilden nesile aktarılan eşsiz şehir efsanelerinden biridir. İnsanlığın çağlar boyunca süren savaşlarla şekillenen tarihine baktığımızda her milletin kendi özgün kahramanlık destanına sahip olduğunu görmekteyiz. Ancak bu destanlar, özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında doruk noktasına ulaşmıştır.

Kahramanlık destanları sadece sözlü anlatımla değil; aynı zamanda şarkılara, türkülere de ilham kaynağı olmuştur. Bu destanlar, geçmişte yaşanan kahramanca mücadeleleri ve zaferleri anlatarak milletin özgüvenini yükseltmiş, birlik ve beraberliği pekiştirmiştir. Halk arasında kulaktan kulağa dolaşan bu büyülü hikâyeler, milletin tarihine derin bir kök salmıştır.

Türk kültüründe, halk kahramanları büyük bir öneme sahiptir ve bu kahramanlardan biri de Hekimoğlu olarak tanınır. Hekimoğlu İbrahim gerçek adıyla anılan bu kahraman, uzun yıllar Fatsa, Ordu, Tokat, Niksar ve Samsun dağlarında hüküm sürmüş, halk arasında mertliği, yiğitliği ve yardımseverliğiyle ün kazanmış bir Türk halk kahramanıdır. Onun adına türküler yakılmış ve hikâyesi nesilden nesile aktarılmıştır. Hekimoğlu İbrahim'in hayat hikâyesi, Türk halkının kolektif hafızasında derin bir iz bırakmıştır. O; vatanseverliği, cesareti ve fedakârlığıyla tanınır. Dağlarda geçirdiği uzun yıllar boyunca halkına koruyucu bir figür olarak hizmet etmiş ve onların ihtiyaçlarını karşılamıştır. İşte bu nedenle onun adı, Türk halkının gurur kaynaklarından biri olmuştur.

Hekimoğlu türküsü; onun yaşamı, mücadelesi ve halkına olan sevgisi hakkında anlatılan bir destandır. Bu türkü, onun yiğitliğini ve kahramanlığını ölümsüzleştirmek amacıyla söylenmiştir. Her sözüyle bir destanın parçası olan bu türkü, Türk kültürünün önemli bir parçası hâline gelmiş ve onun anısını yaşatmaya devam etmektedir.

Hekimoğlu Türküsü Hikâyesi Nedir?

Ordu çevresinde yaşayan Hekimoğlu, mütevazı bir ailenin evladı olarak dünyaya gelmiştir. İşte bu genç adamın, yoksul annesi dışında sığınabileceği bir limanı yoktur. Hekimoğlu'nun dürüstlüğü, zekâsı ve cesareti ise yakın çevresinde efsanevi bir üne sahiptir. Rivayete göre bölgede hüküm süren bir Gürcü Beyi bulunmaktadır. Bu bey, Asya adında güzel ve hassas bir genç kızla nişanlanmıştır. Ancak Asya'nın kalbi aslında Gürcü Beyi’ne değil, gönül verdiği kişi olan Hekimoğlu'na aittir. Hekimoğlu ile Asya arasındaki dostluk ve sevgi zamanla daha da derinleşir.

Hekimoğlu ile Asya'nın yakınlığına şahit olan Gürcü Beyi, içsel sıkıntılarla dolup taşar. Hekimoğlu'na düşmanlık beslemeye başlar ve onunla yüzleşmek için bir düelloda karşı karşıya gelme teklifinde bulunur. Buluşma yeri de belirlenir. Hekimoğlu, korkusuz ve onurlu bir genç olarak aynalı mavzerini kuşanarak tek başına buluşma noktasına gelir. Ancak buluşma noktasında Gürcü Beyi’nin verdiği sözü tutmadığını ve adamlarıyla geldiğini fark eder. Üstelik Bey’in adamlarından biri, Hekimoğlu anlaşılan yere ayak bastığı anda ona haince ateş açar. Diğer adamlar da etrafı sarar. Hekimoğlu ile Bey’in adamları arasında şiddetli bir çatışma başlar. Hekimoğlu, bu çatışmanın sonunda düşmanlarına karşı üstün gelerek çemberi yarıp kaçmayı başarır. Olayın hemen ardından Hekimoğlu, tek başına yaşayan annesinin yanına Bolu'ya gider. Durumu annesine anlatır ve artık şehirde kalmak istemediğini bildirir. Annesiyle vedalaşır ve yanına Mehmet adlı amcasının oğlunu alarak dağlara doğru yol alır. Hekimoğlu, bu yeni hayatında dağlarda yaşamaya ve mücadele etmeye devam eder.

Hekimoğlu'nun dağa çıkış sebebi ve davranış biçimi, yöre köylülerinin saygısını ve sevgisini kazanmasına yol açmıştır. Onun dürüstlüğü, cesareti ve doğruluk ilkesine bağlılığı, köylüler üzerinde büyük etki yaratmış ve kendisine yardım etmekten kaçınmamışlardır. Özellikle zorluk içinde yaşayan köylülerle özel bir dostluk kurmuş, elde ettiği zenginlikleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşarak onlara yardımcı olmuştur. Hekimoğlu, Gürcü Beyi’nin gözünde bir tehdit hâline gelmiştir ve bu nedenle Bey, onu jandarmaya şikâyet etmekten çekinmemiştir. Sürekli izlemeleri için çeşitli bölgelerde adamlar tutmuş, Hekimoğlu'nu ele vermek için ellerinden geleni yapmıştır.

Ancak köy halkı, Hekimoğlu'nu korumak için bir araya gelmiş ve onu ihbar etmeyi reddetmiştir. Hatta bir keresinde birinin ihbarı üzerine jandarmalar, Hekimoğlu'nun saklandığı evi basmıştır. Ancak evin altında bulunan fırın, Hekimoğlu'na kaçma fırsatı vermiştir. Hekimoğlu, fırıncının yardımıyla fırının arkasından kaçmayı başarmıştır. Bu olaylar sonucunda Bey, Hekimoğlu'ndan kurtulamamıştır.

Sonunda iki amca oğlunun öldürülmesi haberiyle sarsılmıştır. Hekimoğlu, bu haberi aldıktan sonra köye geri dönmüştür. İlk olarak muhtarın evine gitmiş ancak muhtarın aslında Bey’in adamı olduğunu ve onunla iş birliği içinde olduğunu anlamıştır. Muhtarın ihbarı sonucu Hekimoğlu'nun etrafı jandarma tarafından kuşatılmıştır. Taraflar arasında büyük bir çatışma patlak vermiştir.

Halk arasında olayın sonucuna dair iki farklı söylenti dolaşmaktadır. Birincisi; Hekimoğlu'nun çatışma sırasında ateş çemberini aşmayı başardığı ancak aldığı ağır yaralar nedeniyle uzaklaşmadan öldüğü yönündedir. İkincisi ise Hekimoğlu'nun atına binerek elini karın bölgesine koyarak aldığı yaralara baskı yapması ve Ordu'ya kadar gelerek burada yaşamını yitirdiği şeklindedir. Bu olay, Hekimoğlu'nun yaşamı boyunca sürdürdüğü mertlik ve cesaret dolu yaşam tarzının sonucunda ortaya çıkan bir trajedi olarak halk arasında anılmaktadır.

Hekimoğlu'nun tanındığı özelliklerden biri de "aynalı martini" olarak bilinen özel taktiğidir. Hekimoğlu türküsünde kendisine özgü bu taktikle ünlenen Hekimoğlu, özel olarak tasarlanmış mavzerinin üstüne bir ayna monte ettirir. Çatışmada bu aynayı ustaca kullanarak düşmanına karşı büyük avantaj elde eder. Düşmanıyla karşı karşıya geldiğinde bu aynayı düşmanının gözüne tutarak onun gözlerini kamaştırır ve bu sayede düşmanın hedefini şaşırmasına yol açar. Bu stratejisi sayesinde Hekimoğlu "aynalı martin" olarak anılmaya başlar ve bu adıyla ün kazanır. Bu benzersiz taktik, Hekimoğlu'nun sıra dışı yeteneklerini ve zekâsını vurgulayan bir unsur olarak hafızalarda yer etmiştir.

 

“HİKAYELERDEN SEÇMELER, ÖYKÜLER, KISA HİKAYELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

....

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: