eğitim öğretim ile ilgili belgeler > Hikayelerden Seçmeler, Öyküler, Kısa Hikayeler

 

Kibritçi Kız Hikâyesi

Soğuk rüzgârlar yeni yılın ilk gecesini örterken insanlar sıcacık paltolarını giymiş, ellerine eldivenlerini geçirmiş ve boynunda sıcaklık sunan atkılarını sıkıca bağlamışlardı. Şapkaları başlarına çekerek hızla yürüyüşlerine devam ediyorlardı. Kimi evlerine yetişmeye çalışıyor, yeni yılı sıcacık evlerinde aileleriyle karşılamaya hazırlanıyordu. Kimi ise gecenin tadını çıkarmak üzere eğlence mekânlarının yolunu tutuyordu.

Sokaklarda dolaşan çocuklar, beyaz örtüyle kaplanmış dünyalarının tadını çıkarıyorlardı. Bazıları sohbet ederken bazıları ise çığlık atarak kartopu savaşlarına girişiyordu. Karın soğukluğu, onlar için sadece bir oyunun parçasıydı. Kahkahalar havada uçuşuyor; neşeyle şakalaşan çocuklar, yeni yılın coşkusunu taşıyarak sokakları dolduruyorlardı. Gecenin sihirli havası, herkesin yüreğini ısıtıyordu. Soğukla savaşan insanlar, bir yandan da içlerini sıcacık umutlarla dolduruyorlardı. Çünkü yeni yıl, herkes için yeni başlangıçların habercisiydi ve bu gece, umut dolu bir geleceğe adım atmanın zamanıydı.

Sokaklarda diğer çocuklardan ayrı bir kız çocuğu vardı. Küçük kız, gri gökyüzü altında yolun ortasında durmuştu. Gözleriyle oynayan diğer çocukları seyrediyordu, hayal dünyasına dalıp gitmişti. Soğuktan koruyacak paltosu, bere ve eldiveni yoktu. Üzerindeki giysiler yırtılmış, ince kumaştan yapılmıştı. Ayağında ise büyük gelen terlikler, minik ayaklarına uyumsuzdu. Elinde sıkıca tuttuğu kutu, titreyen ellerinin içinde son sığınaktı. Kız çocuğu titreyen bedeniyle karşıdan gelen arabayı son anda fark etti. Şoför ani bir frenle durdu ve pencereden bağırdı: "Hey çocuk, kenara çekilsene, neredeyse eziliyordun!"

Kız hemen karşı kaldırıma kaçtı ama koşarken terlikleri ayağından kaydı ve yere düştü. Kaldırıma çıkınca arkasına dönüp bakarak terliklerini gördü. Bir çocuk hızla yaklaşıp terlikleri kapıp kaçtı. Kızcağız "Terliklerim! Terliklerim! Dur!" diye seslendi ama çocuk onu umursamadan uzaklaştı. Çaresizce çıplak ayaklarıyla yürümeye devam etti, sonunda bir duvarın yanına yaslandı. Kutusunu yere bıraktı ve içindeki kibrit kutularına göz attı. Soğuktan yaşlar gözlerinden süzülüyordu.

Bu kız, bir kibritçi kızdı. Bugün hiç kibrit satamamıştı. Birkaç satış yapabilseydi annesiyle birlikte eve dönebilirdi, belki de bir sıcak kâse çorba içebilirlerdi. Üşüyüp üzgün hissetti, ince sesiyle bağırdı: "Kibrit var! Kibrit alacak kimse var mı?" Sokaktan geçenler, başlarını bile çevirmedi. Kibritçi kız, umutsuzca duvarın dibine oturdu. Parmakları donmuştu ve acı içinde titriyordu. Kız, bu acıya daha fazla dayanamayacağını anladı. Bir kutuyu açtı ve bir kibrit çıkardı. Parmakları uyuşmuştu, kibrit çubuğunu zorla tutabiliyordu. Eli titreyerek kibrit çubuğunu duvara sürttü. Kibrit aniden alev aldı, küçük turuncu bir ışık saçtı etrafına. Kibritçi kız, ellerini ovalayarak parmaklarını ısıtıyordu. Artık üşüyüp titremiyordu çünkü bir anda kendini gürül gürül yanan bir sobanın yanında bulmuştu.

Gözleri, sobadan yükselen alevin büyüsüne kapılmıştı. Üzerinde kalın yünlü bir hırka, ayaklarında sıcacık kürklü botlar ve başında şık bir bere vardı. Sıcaklık o kadar yoğundu ki ter damlaları alnından süzülmeye başlamıştı. Kibritin sona ermesiyle bu tatlı hayal de son buldu ve kızın parmakları tekrar donmaya başladı.

Hemen bir kibrit daha çaktı, bu sefer yüzünü duvara döndü ve diğer elini kibrite siper etti. Gözleri alevi kollarken önündeki duvar kaybolmuş ve aniden kendini geniş bir evin içinde bulmuştu. Beyaz bir masa, odanın ortasında duruyor ve üzerinde tabak tabak yemekler seriliydi. Açlıkla karşı koyamayarak masanın üstündeki tabaktaki büyük, nar gibi kızarmış et parçasından bir lokma aldı. Bir parça daha et koparmak istedi ama kibrit çöpü tükenmişti ve kızın elini yakmıştı. Sönmüş kibrit çöpünü hızla yere atmıştı, tabaklar kaybolup yerini soğuk taş duvarlara bıraktı.

Küçük kız bir kibrit daha yaktı, bu sefer daha büyük bir düşünce içine daldı. Yaz gecelerinin güzelliğiyle dolu bir anı canlandı gözünde. Kibritçi kız, bir ağacın altında oturmuş; gökyüzündeki yıldızlara bakıyordu. Gece olmuştu ama hava hâlâ sıcaktı.

Gözlerini yıldızlardan alamıyordu. Gökyüzü ve yıldızlar, daha önce hiç bu kadar parlak ve berrak görünmemişti. Birden gökyüzünde bir yıldız kaydı. "Bir insan daha sonsuzluğa kanat çırpıyor." diye geçirdi içinden. Bunu ninesi ona söylemişti. Ninesini bir an gördü sonra kayboldu, ardından tekrar belirdi. "Her yıldız kaydığında bir diğeri onun yerine geçer, güzel kızım." dedi ninesi. Kibritçi kız heyecanla seslendi: "Nineciğim, lütfen gitme! Seni çok özledim." diye yalvardı.

Kibrit söndü. Kız, ninesini bir kez daha görmek için bir kibrit daha yaktı. Sokakta donmaya başlamış olduğunu unutarak düşler dünyasına daldı. Her kibriti yaktığında ninesini tekrar görüyor, onun sesini duyuyormuş gibi hissediyordu. Bir kibrit daha yaktı, aniden etraf aydınlandı. Ninesi hiç bu kadar güzel görünmemişti, onun sevgi dolu yüzü tüm soğuk ve acı günleri unutturmuştu.

Bu anın hiç bitmemesini diledi. Kibritçi kız, son kibriti de yakarak telaşla ninesiyle yüzleşti. Ninesi onun ellerini tuttu ve birlikte gökyüzüne doğru yükselmeye başladılar. Kız, aniden hafiflediğini hissetti. Ne soğuk vardı ne de açlık. Gökyüzünde bir yıldız daha kaydı.

Sabahın ilk ışıkları yavaşça sokakları aydınlatırken şehrin kalbinde dolaşan insanlar, sıra dışı bir manzara ile karşılaştılar. Kibritçi kız, duvarın hemen dibinde gözleri yumulmuş ama yüzünde hafif bir tebessüm bulunan bir şekilde uzanıyordu.

Çevresindeki sokak taşlarının soğukluğu, onun bedenini sarmıştı ancak o, içsel sıcaklığını koruyor gibiydi. Elindeki son kibriti yakmış, etrafına serpmişti ve şimdi sönüp gitmişlerdi, küllerin içinde rüyalarının izleri kalmıştı sadece.

Gece boyunca bu sönüp giden kibritlerin alevinde neler gördüğü hâlâ bir sır olarak kalıyordu. Kimse tam olarak bilemiyordu ama belki de gördüğü rüyalar, umutların ve hayallerin parlayan kıvılcımlarıydı. Belki de onun gülümsemesinin ardında geleceğe dair umutlarının ve geçmişin hüzünlerinin karmaşık bir dansı vardı.

Sokaktan geçenler, bu gizemli kibritçi kızın yanından geçerken belki de kendi hayallerine biraz daha fazla inanma cesareti buldular. Belki de her sönüp giden kibrit, bir umudu yeniden alevlendirebilirdi. Ve belki de karanlık gecenin ardından her sabah, yeni bir başlangıcın müjdecisiydi çünkü bu kibritçi kızın gülümsemesi, umut dolu bir güneşin yükselişine davetti. Bu ve bunun gibi hikâyeleri merak edenler hikayeler bölümünü ziyaret edebilirler.

 

“HİKAYELERDEN SEÇMELER, ÖYKÜLER, KISA HİKAYELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<


“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ”
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

....

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: