Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri

GECE GELEN ESKİ DOST ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ

 

Yazarı: AFŞAR TİMUÇİN

 

Eserde; küçük bir sahil kasabasında yaşayan, dışarıdan bakıldığında halinden memnun, mütevazı bir aile gibi görünen üç kişilik küçücük bir ailenin kendi aralarındaki iç çekişmeleri anlatılıyor.

 

Bu iç çekişmelerden yola çıkarak, romanın başında cevaplanamayan bazı soruları da cevaplandırarak, “insanların geçmişlerinde yaptıkları hataların zamanla büyüyeceği, bunun ancak paylaşıldığında çözümünün bulunabileceği” okuyucuya verilmek isteniyor

 

Sedat, bir bankada çalışır. Eşine ve oğluna bağlı bir erkektir. İşinde çok fazla kazanmaz, ancak gözü de çok yükseklerde değildir. Zaten ailesinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek kadar kazanır, halinden de memnundur.

 

 

Aysel ev hanımıdır. Liseyi bitirdikten sonra Sedat’la evlenmiş ve çalışmamıştır. Oğlu Can da doğduktan sonra ona bakmıştır. O’da Sedat gibi idealleri, büyük hayalleri olan biri değildir. Dışarıdan bakıldığında halinden, eşinden memnun gibi görünür.

 

Romanda Aysel eşinden; “Kocan eşsiz bir insandır bir bakıma. Seni el üstünde tutar. “Bugün yemek yapacağım diye yorma kendini e mi biz oğlanla istavrit getiririz sana” diyebilen bir koca. ” (Sayfa 8) diye bahseder. Ancak gizemlidir Aysel, aklına geleni şak diye söyleyen, içindekini aklındakini döken bir kadın değildir. Eşi, onun yalnızca göstermek istediği yönünü bilir, tanır.

 

Can’ın romanda tam olarak kaçıncı sınıfta okuduğu belirtilmemişse de bazı çocuksu davranışlarından ve bazı başkaldırıcı sözlerinden delikanlılığa yeni yeni adım atılan ortaokul çağlarında olduğu anlaşılmaktadır. Babasına çok düşkündür. Annesini de çok sever ancak ara ara onun gizemli yanından korkar ve kendisini geri çeker. Annesinden tam bir anne şefkatini göremediğinden yakınır.

 

Bu küçük aile; Sedat’ın babasından kalan, şehirden uzak evinde yaşar. Ancak hiçbirisi tam olarak açık değildir. Hepsinin bir yanı gizlidir. Romanda bir de Aysel’le küs olan, ancak Can’ın çok sevdiği dede (Aysel’in babası) yer alır. Eserde “Heyt be. Eski toprak. Dede gene bahçede çalışıyor. Gene genç gene dinç. Sizi kapıda karşılar, buyur eder, güler, söyler, anlatır. Ama bir fincan kahve yapıp getirmez. Konuşmaya dalar, aklına getirmez. Acaba? Uzaktan da yakından da sevimlidir, yalnız çok yakından bakana sevimsiz gelen bir yanı da vardır. Nereden gelir bu sevimsizlik? Çok bilmişliğinden mi? Yoksa başka bir şeyden mi? Belki de içtenlikli olmayışından. Kim bilir. ”(Sayfa 24) diye bahsedilen İmadettin dedenin huysuz bir ihtiyar olduğunu diğer söylenenlerden de anlıyoruz. Kızıyla da küs olan dede hayatta başka hiçbir yakını olmadığı için torununa elinden geldiğince iyi davranmaya çalışır.

 

Aysel ile babasının küslüğü romanının sonuna kadar soru işaretidir. Sedat eşinin soru sordukça içine kapanacağını, ona zorla bir şey söyletemeyeceğini bilir. Bunun için hiçbir şey sormaz ve Aysel’e göre olağanüstü anlayışlı davranır.

 

Roman başlangıçta deniz ve kıyı kasabasının tasvirleriyle doludur. Sedat da, Can da denizi çok sever. Aysel ise her zaman olduğu gibi bu konuda da fikirlerini belli etmez.

 

Sedat doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini günü gününe takip eder, sabrıyla da eşinin bir gün açılacağına inanır. Ancak işyerine yeni gelen Selma adında bir kadınla kısa süreli bir ilişkisi olur. Bu durumun gerekçesi; artık Aysel’i sevmediği veya istemediği değildir. Yalnızca eşinde bulamadığı; güler yüzlülük, doğallık gibi özelliklerin Selma’da bulduğu için ona doğru bir yönelmedir. Aysel bu durumu tahmin eder ancak hiçbir şey belli etmez. Romanda bu durum “Ya canavarlaşacaktır Aysel ya da kendine kapanacaktır. O kendine kapanmayı seçti, çünkü ne olsa kocasından geçemeyecekti. Bunu isterseniz onursuzluk sayın, o kocasını paylaşmayı göze alır da onu bir başkasına bırakmayı göze almaz. ” (Sayfa 99-100) şeklinde anlatılır.

 

Bu olaydan sonra Aysel eşine biraz daha özen göstermeye başlar. Sedat da kısa sürede ayrılır Selma’dan.

 

Sedat işinden çıkar çıkmaz evine gelen bir baba ve eştir. Çoğu zaman da Martı adlı küçük tekneleriyle Can’ın ısrarları üzerine akşam yemeği için balık tutmaya giderler. Can dedesini çok sevdiği ve akşamları evde yalnız kalmasını istemediği için balıkları tuttuktan sonra yalvar yakar babasını ikna edip dedesine gitmeyi ister sık sık. Sedat da Aysel’in balığı pek sevmediğini bildiği için fazla direnmeyip eşinin de rızasını alarak kayınpederinin evinin yolunu tutar. Yine böyle bir günde İmadettin Bey’in evinde laf lafı açar ve konu balık tutmaya gelir. Can da Sedat (bilgi yelpazesi.net) da İmadettin Bey’e kendileriyle birlikte balığa gelmesi için ısrar ederler. Balık tutmanın ne denli zevkli ve yeni oltalarla nasıl kolay olduğunu ballandıra ballandıra anlatırlar. Dede de bu oltaların nasıl bir şey olduğunu merak eder. Can akşamın bir vakti eve gidip olta çantasını getirmek ister. Dedesi ve babası ısrarlarına dayamayıp istemeye istemeye gönderirler.

 

Can koşa koşa eve gelir. Geldiğinde elektrik prizi kapalıdır ve içeriden, mahallede “deli” diye adlandırılan sürekli guguk kuşu gibi öterek gezinen adam koşarak çıkar. Can çok şaşırır. Ardından Aysel hiçbir şey olmamış gibi gelir. Can çok korkar. Annesinden bir anda nefret eder. Zaten dedesiyle aralarında olan küslükten dolayı hep annesini suçlayan Can, bu olaydan sonra annesine karşı daha da kinlenir ve onun babasına karşı büyük bir suç işlediğini düşünür.

 

Bu olaydan sonra Can’da büyük değişiklikler olmaya başlar. Annesiyle bir araya gelmemeye özen gösteren ve aşırı asi davranmaya başlayan Can, Sedat’ı ve Aysel’i huzursuz eder.

 

Bu olaylardan sorumlu oluşunu kabul eden Aysel artık direnmenin, eşine ve oğluna mal olacağını düşünerek kapılarını açmaya, babası ile olan küslüğünü ve son zamanlardaki huzursuzluğunu eşine anlatmaya karar verir.

 

Sedat, bu kararı duyduğunda çok şaşırır. Soru sormadan, baskıcı ve meraklı olmadan, tüm hoşgörüsüyle yalnızca dinler. Aysel de her şeyi, lise yıllarından itibaren anlatmaya başlar. Babasıyla olan küslüğünün sebebinin çok eskilere dayandığından, ne denli sevgisiz ve halasının yanına terk edilip bir daha aranmayarak büyüdüğünden bahseder. Sedat usanmadan dinleyerek her yeni gün eşini biraz daha tanımaya ve çözmeye başlar.

 

Aysel, Sedat’a en sonunda hayatının akışını büyük ölçüde değiştiren lise aşkından bahseder. Romanın en büyük çözüm noktası bu itiraftır. Aysel’in lisedeki Necati adındaki aşkı, bir şairdir. Halasının yanında sevgisiz ve ilgisiz büyüyen Aysel böyle bir ilgi karşısında kayıtsız kalamayıp, aşık olur. Ancak sevgilisi hayalperest (Romanda da bu tabir kullanılmıştır. ) bir insandır. Aysel’e yurtdışına kaçmayı ve diyar diyar gezmeyi teklif eder. Bu teklifini de biletleri aldığı gün yapar. Aysel ise daha mantıklı düşünür ve reddederek sevdiği insanı yalnız bırakır. Bu olaydan sonra senelerce görüşmezler. İçinde bulunduğu durumu babasına açmak isteyen Aysel hiç beklemediği bir tepki ve tokat ile karşılık alır. Bütün ümitleri yıkılmıştır. Bundan sonra hayatta tek yakını olan babası ile de araları açılır. Sedat ile evlendikten sonra düzenli bir hayata kavuşur.

 

Büyük düğümlerden birisi olan Aysel ile babasının küslüğü burada çözüme ulaşır. Sıra Aysel’in son zamanlardaki huzursuzluğu ve guguk kuşu gibi öten adama gelir.

 

Aysel her şeyi çözüme kavuşturmak için anlatmaya devam eder. Yurt dışına gidileceği gün elinde biletlerle yarı yolda bıraktığı lise aşkı, bugün mahalle aralarında gezinerek,dilenen ve guguk kuşu gibi öten adamdır. Guguk kuşu gibi ötmesinin sebebi Aysel’le aralarındaki haberleşme şifresinin bu ses olmasıdır. Yurtdışında varını yoğunu harcadıktan sonra ülkesine dönen Necati, Aysel’i kasabada görür ve evine kadar takip eder. Aysel’in son zamanlardaki huzursuzluğunun sebebi de budur. Aysel her şeyi Sedat’a anlattıktan sonra vicdanen rahatlar. Sedat da eşine daha çok hak verir ve bu yakınlaşmadan dolayı çok mutlu olur. Bundan sonra her şeyin daha güzel olacağını düşünür.

 

Ancak Aysel’in anlatmadığı bir şey daha vardır. Deli taklidi yaparak dilenen adam hâlâ onu sevmekte ve ara ara Aysel’i rahatsız etmektedir. Oysa Aysel Necati’nin zararsız olduğunu söylemiştir eşine. Bir gün Sedat ve Can İmadettin Bey’in evinde iken Necati tekrar gelir ve Aysel’e neden onu terk ettiğini sorar, onun yüzünden bu halde olduğunu, onu hâlâ çok sevdiğini, o gece her şeyin çözüme kavuşması gerektiğini, ya onunla olmasını ya da ölmesinin gerektiğini söyler. Aysel bunların olacağını önceden tahmin etmiş gibi tüfeğini hazırlayıp onu zaten beklemektedir. Bıçağıyla gelen Necati, bıçağına davranamadan Aysel O’nu vurur. Böylece Aysel, eşine de söylemeden kendi hatasını kendisi ortadan kaldırmış, kendi elini kana bulamış olur.

 

Eserde başlangıçta şahıslar ve ortam uzun uzun anlatılır. Aysel, Sedat, Can ve İmadettin Bey birçok yönüyle okuyucuya tanıtılır. Daha sonra yavaş yavaş küslüklerden, dargınlıklardan ve bunların doğurduğu sorunlardan, Can’ın annesinden kopmasından, Sedat’ın eşinden uzaklaşmasından bahsedilir. Bütün bunlar; Aysel’in her şeyi anlatmaya başlamasıyla çözüme kavuşur.

 

Anlatım sık sık ağız değiştirmiştir. Birçoğu Sedat ile Can’ın ağzından anlatırken, düğümlerin çözümü baş kahraman Aysel’in ağzından okuyucuya sunulmuştur.

 

Romanda genel bir fikir veya görüş savunulmamıştır.

 

Romanda zaman ve yer konusunda netlik yoktur. Sıradan bir olay tasvirlerle zenginleştirilerek verilmiştir.

 

Yazar ana düğümün önemini artırabilmek için ara düğümleri başarıyla kullanmıştır. Ancak romanın sonu, girişi ve gelişmesiyle tam zıt bir noktadadır. Okuyucu böyle bir son için yeterince hazırlanmamıştır. Girişte Aysel mutsuzken, eşine açıldıktan sonra iç huzurunu yakalamış gibi görünmektedir. Oysa romanın sonunda bunun hiç de böyle olmadığı Aysel’in Necati’yi vurmasıyla anlaşılıyor. Eser bu anlamda sürükleyici ve merak unsuru olan bir romandır denilebilir.



“ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

“KİTAP ÖZETLERİ ”
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<

“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.


Yorumlar

..

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
>Yazan: asidadas
>Yorum: cok guzel bir kitap herkese tavsiye ederim.

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: