Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri

KALBİMİN SUÇU ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ

 

Yazarı: MAHMUT YESARİ

 

Kalbimin suçu adlı eserin ana kahramanı Necil Sabit’tir. Olaylar onun etrafında cereyan etmektedir. Romanın konusunu, Necil Sabit’in hayatıyla ilgili aldığı yeni kararlar ve bunları uygulamaya çalışması oluşturmaktadır. Ana fikrini ise, insanın hayatındaki alışkanlıklarını değiştirmesi ve yeni bir hayata başlamasının düşünüldüğü gibi kolay olmadığı oluşturur. Ana fikir, aynı zamanda “can çıkar huy çıkmaz” atasözüyle de açıklanabilir.

 

 

Necil Sabit arkadaşı Fahir Bülent’le İzmir’den İstanbul’a dönme hazırlıkları yapmaktadır. Necil Sabit artık genç sayılmayacak bir yaştadır. Fakat yaşlandığını kabul etmemektedir. 18 yaşlarındaki Zerrin’e aşık olmuş ve onunla evlenmek istemektedir. Bu düşüncesini arkadaşı Fahir Bülent’e anlatır. Arkadaşı ona inanmayarak gülüp geçer. Ama o, kafasına koymuştur. Necil Sabit, rahat yaşamayı seven, parayı önemsemeyen biridir.

 

“İstanbul’a ayak basar basmaz, bir kere ne var, ne yok diye Beyoğlu’na çıkar, eski gözağrılarını dolaşır, hoş o, dolaşmazsa aramazsa nazeninler onun kokusunu alır, izini bulur, derdest ederler” (s. 8).

 

Tüccar olan ve iyi para kazanan Necil Sabit için bu kadar parayı nereden kazandığı, nasıl böyle rahat yaşadığı bazıları için merak konusudur, hatta bazen haksız dedikodular bile çıkmaktadır. Ama o bu gibi şeylere ehemmiyet vermez.

 

Zahit efendi ve Sabri Efendi ise sabırsızlıkla Necil Sabit’in döneceği günü beklemektedirler. Onun haber vermeden gelmesinden korkarlar. Zahit Efendi ve Sabri Efendi’nin herhangi bir işleri yoktur. Onların böyle olmasından Necil Sabit’in de payı vardır. Onun işlerine bakarlar. Her akşam rakıyla kafa bulurlardı.

 

Zahit Efendi, belki Necil Sabit’in eski gözağrısı Reyha’nın onun ne zaman döneceğinden haberi vardır diye, Reyha’nın yanına gider. O da İzmir’deki kız kardeşi Vuslat’ı Necil Sabit’in ağzını araması için tembih etmiştir. Fakat Necil Sabit ona Eylül’ün onsekizinde döneceğini söylediği halde 2 gün önce dönmek için hazırlık yapar. Farklı planlar vardır. Artık geçirdiği fırtınalı, istirahatsız, daima yalan, riya dolu hayattan sıkılmıştır. Farklı planları vardır. İstanbul’a gittiğinde vapurla rıhtıma çıkar çıkmaz kimse görünmeden eve gidecek; kapıdan, telefonla, mektupla ne şekilde, ne suretle ararlarsa yokum diyecek; bir iki gün dinlenecek sonra Bebek‘te ya bir köşk ya da bir yalı tutacaktır.

 

Fakat olaylar Necil Sabit’in düşündüğü gibi gelişmez. Çünkü Zahit Efendi onun huyunu bilirdi. Aklına eserse, bugün yarın gelirdi. Onun için Zahit Efendi tedbiri elden bırakmamalıydı. Bandırma ve Haydarpaşa’da beklemek gerekecekti. Bandırma postalarını beklemek kolaydı fakat asıl mesele Haydarpaşa’ya geçmekteydi. Bu işi tek başına becermek, başarmak imkansızdı. Bu nedenle gözü açkı bir arkadaşa ihtiyacı vardı. Aklına Sabri Efendi geliyordu ama o da dalgın ve unutkandı.

 

Ama son günlerde, açlık ve yoksulluk, onun gözünü açmışa benziyordu. Zahit Efendi Sabri Efendi’nin evine giderek ondan yardım ister.

 

Vapurdan inen Necil Sabit karşısında Zahit Efendi’yi görünce şaşkınlıktan dili tutulur. Fahir Bülent kendisini tutamayarak gülmeye başlar. Hep birlikte Necil Sabit’in apartmanına giderler. Kapıcı Karabet Ağa ve karısı Madam Vartuhi onları karşılar.

 

Necil Sabit, Zahit Efendi’ye Bebek’ten 3-4 odalı, bir köşk ya da bir yazı bulmasını ve geldiğinden kimsenin haberinin olmamasını ister. Bu nedenle Zahit Efendi Bebek’e gitmek için çeşitli yollar icat etmiştir. Eski, yeni göz aşinalarına tesadüf etmemek için hep arka yollardan giderek, izini kaybetmek içinde akla gelebilecek her çareyi vasıtayı tecrübe etmektedir.

 

Necil Sabit Bebek’e taşınınca evini Fahir Bülent’e bırakacaktır böylece kimse onun geldiğini anlamayacaktı. Fahir Bülent arkadaşlarıyla eğlence yapacağı için o geçen için Nacil Sabit ablasına gider fakat ablasına da halasının kızları yatılı geldiği için orda da kalmaz. Sokakta dolaşırken eski gözağrısı Mihriban’la karşılaşır. Mihriban, neden habersizce çekip gittiğini geldiğinde de neden haber vermediğini sorar. Necil Sabit ise ondan kurtulmak için, onu terk etmediğini, parası bittiği için onu bırakmak zorunda kaldığı yalanını söyler. Bunun üzerine Mihriban gider.

 

Zahit Efendi köşkü tutar. Zerrin ve Ablası Sündüs Necil Bey’in oraya taşınmasına çok mutlu olduklarını söylerler. Nacil Sabit, aslında köşkü Zahit Efendi’nin tuttuğunu, onun çok zengin olduğunu fakat romatizması nedeniyle doktorların burada oturmasını tavsiye etmediğinden eşyasıyla evi satın aldığını anlatır.

 

Necil Sabit köşke yerleşir. Fahri Bülent’le evi dolaşırlar her şey çok güzeldir fakat mutfak bomboştur. Evde yiyecek hiçbir şey yoktur. Necil Sabit iç geçirir.

 

Reyhan’ın güzel yemekler pişirdiğini, Şarika’nın bile beceriksiz olmasına rağmen onun zamanında bile konserve yemediğini anlatır arkadaşına.

 

Necil Sabit serseri hayata veda edip aile hayatı kurmak istiyordu. Ama kırkından sonra bu işe kalkışınca, kuracağı yuva böyle büfe var, ekmek yok; mutfak var, sahan yok; bahçe var, çiçek yok haline döner.

 

“Beyefendi yuva kuruyor. … Ama nasıl? Mastra meydanda. … Ev döşendi, dayandı ya elverir. Kalbi müsterih, kolunu sallaya sallaya geliyor. Evi yok, ocak yok. … Leyleklerin yuva hakkındaki fikirleri senden çok kuvvetlidir. Haftalarca uğraştın, karıncalar gibi yuvana eşya taşıdın. Fakat hiç dikkat etmedin mi karıncılar kışlık yiyeceklerini yazdan hazırlarlar” (s. 115).

 

Necil Sabit düşündükçe göğüs geriyordu. “Kahve aldın, cezve yok!.. Ah nerdesin Mihriban? Nerdesin Zoiçe?”

 

Tek başına evin sorumluluğunu çekemeyeceğini anlayınca Sabri Efendi ve karısını eve alır.

 

Bir gün Necil Sabit, Sündüs ve Zerrin’i sandalla gezintiye çıkarır. Zerrin gerçekten çok güzeldir. Orta boylu, kumral, yüzü bembeyazdır. Aslında ablası ondan daha güzeldi ama o sarışın olduğu için Necil Sabit onu istemez. Sündüs de uzun boylu, sarışın, alımlıdır. Rıhtıma yaklaştıkları sırada Reyhan onları görür ve Necil Sabit’in yanındakileri merak eden yanında bulunan Nazir Rakım’ı umursamayarak kendini onlara fark ettirmek ister. Kıvranır, oturur, kalkar ama olmaz. Sonunda uzakta oturan Faika’yı fark eder. Faika ince dudaklı, koyu ela gözlü, yaşı belli olmayan, ufak tefek bir kadındır. Reyhan onun yanına giderek Necil Sabit’e kendisine mutlaka randevu vermesini, eğer teklifini kabul etmezse rezalet çıkaracağını söyler. Fakat onun dediğini yapar.

 

Necil Sabit Sündüs ve Zerrin’le sohbet ederken onların yanında toy bir genç gibidir. Onların ilgilendiği şeylerle kendisi hiç ilgilenmemektedir. Zerrin alafranga havalarını severken Necil Sabit hep alaturka plaklar dinler. Kızların bahsettiği bonjo, fokstrotö, çarliston gibi havaları hiç bilmiyordur.

 

Zerrin’in “Rakı içen erkeklerden nefret ederim” lafı üzerine rakıyı bırakma kararı alır.

 

Necil Sabit Sündüs ve Zerrin’i davete çağıracaktır. Kusur etmemek için Zahit Efendi’ye bir garson kız bulmasını söyler. Fakat Zabit Efendi’nin getirdiği matmazel Polin karşısında Necil Sabit ve Bülent Fahir hayrete düşer. Kılık kıyafeti (bilgi yelpazesi.net) hiç hizmetçiye benzemiyordur. Tırnakları manikürlü, dudakları karmenli, kirpikleri sürmelidir. Orta boylu, zayıf ve çok şirin bir yüzü vardır. Zahit Efendinin onu seçmekte bir maksadı olmalıdır.

 

Polin masayı hazırlarken Sündüs ve Zerrin gelmeden Zerrin hakkında bilgi edinmeye çalışır çünkü onun tanımadığı, bilmediği insan yok gibidir, Zerrin’in bahriyelilerden hoşlandığını, Mahzar adında bir bahriyeli ile flört ettiğini, fakat Mahzar Bey’in tahsili için Avrupa’ya gitmesiyle Zerrin’in onu unuttuğunu söyler.

 

Sündüs ve Zerrin gelirler onlar gittikten sonra Polin’de gitmek ister, fakat Necil Bey geç olduğunu, kalmasında bir sakınca olmadığını söyler. Bunun üzerine tekrar sofra kurarlar. Necil Sabit rakı içer. Bu sırada Zahit Efendi yanında Tiyano adında orta boylu, balık etinde genç bir kadınla gelir. Tiyano Polin’in akrabası olduğunu söyler ve Polin’e eve dönmediği için kızar. O gece Tiyano’yu da kalmaya ikna ederler.

 

Ertesi gün Necil Sabit Fahir Bülent’i uyandırmak için seslendiğinde içerden Tiyano’nun Fahir Bülent’i uyandırmak için seslendirdiğini duyar. Göğüs bağır açık, saçlar karma karışık, yarı uykulu gelen Fahir Bülent’e Necil Sabit, Polin’in yukarıda uyuduğunu ve gitmeye niyetlerinin olmadığını, gitseler bile gündüz evden çıkaramayacaklarını söyler.

 

O gün Zerrin’lerle buluşup kayık gezintisi yapacaklardır. Ayrıca ablası ve halasının kızları o gece Zerrin’lerde kalmışlar ve Necil Sabit’i ziyarete geleceklerdir.

 

Yukarı çıkıp Polin’le Tiyano’ya birer randevu vermeyi ve onlar gelinceye kadar Zahit Efendi’nin onları götürmesini söyleyeceklerini kararlaştırırlar.

 

Fakat yukarı çıktıktan sonra ikisi de yenilgiye uğrarlar, kalktıklarında Polin’le Tiyano sofra hazırlıyorlardır. Necil Sabit’in ablasından mektup gelir. “Beni rezil ettin geceki rezalet neydi” diye yazmaktadır. Artık her şey mahvolmuştur.

 

Necil Sabit ayağa kalkarak;

“Kimsenin suçu yok. … Bir takım işsizleri beslediğim onlara baktığım için kabahat bende. … Çünkü onları işsizliğe alıştırdım, ahlaklarını bozdum. … Bir sürü kahpe, aşifteyi affettim, onlar yüz buldular tabiatıyla peşimi bırakmadılar. Kabahat kimde? Gene bende. … Hangi birini sayayım. … İşte bu iki kadın bizi zorla mı baştan çıkardılar? Soruyorum, silah mı çektiler? Ne yaptılar? Gevşeyen biziz. … Haydi şimdi koğsana bakayım vaziyeti olduğu gibi kabul ediyoruz. Çünkü zayıf insanlarız!” (s. 256).

 

Göğsünü yumrukluyordu:

 

- Bütün suç benim. … Kalbimin suçu! Cezayı da ben çekeceğim.



“ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

“KİTAP ÖZETLERİ ”
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<

“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.


Yorumlar

..

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz:


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin delete tuşuna basın....