Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri

KORKUNÇ YILLAR ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ

 

Yazarı: Kemalettin TUĞCU

 

A.) Romanın Özeti:

 

Koloğlu Ali Dilaver Bey oğlu Uğur’la birlikte hem köydeki bağ ve tarlalarının gelirini almak hem de yaz tatilini yapmak için İstanbul’da ki evinden ayrılmış ve bir haftalığına Sarıkaya Köyü’ne gelmiştir. Köydeki bağ evi ve verimli topraklar Ali Dilaver Bey’e babasından kalmıştır. Köye gelişlerinin bir başka sebebi de başlarına musallat olan Hacı Ömer ‘le kozlarını paylaşmaktır.

 

Hacı Ömer bir kolayını bulup herkesin elinden malını alan, her türlü kötülüğü yapan, herkesin ocağını söndürmekten, sefalete düşürmekten, hükümete karşı suçlandırıp hapse attırmaktan pek hoşlanan bir adamdır. Bu kötü niyetli adamın gözü Ali Dilaver’in mallarındadır. Bu malların kendisine babasından kaldığını iddia ederek Ali Dilaver’in mallarına el koymak istemektedir. Ali Dilaver’in bağ evindeki kahyası Tosun Dayı Hacı Ömer’in yaptıklarını ona anlatmıştır.

 

Bir akşam Ali Dilaver ve Uğur atlarıyla köye dönerken çınarlıkta Hacı Ömer’le karşılaşırlar. Hacı Ömer, Ali Dilaver’e babasından kalan malları geri alacağını söyler. Bunun üzerine Ali Dilaver’de başkalarının malına göz koymasının yanlış olduğunu ve kendisine asla mal kaptırmayacağını söyler. Bunu duyan Hacı Ömer ağıza alınmayacak küfürler savurur ve elindeki sopayla Ali Dilaver’in başına vurur. Canı yanan Ali Dilaver iyice sinirlenir ve bir yumrukta o atar. Bunun üzerine Hacı Ömer yere yuvarlanır ve hareketsiz şekilde yatar.

 

 

Paniğe kapılan baba-oğul hemen bağ evine gelirler. Karanlık odada olanları düşünürlerken dışarı da bir gürültü kopar, köylünün biri Tosun Dayı’ya Hacı Ömer’in öldürüldüğünü söyler. Bunu duyan Ali Dilaver iyice sarsılır ve hemen toparlanmaya başlar. Uğur’dan bir kağıt kalem ister ve karısı Naile Hanım’a Uğur’la birlikte bir müddet eve gelemeyeceklerini merak etmemesini gerektiğini anlatan bir mektup yazar. Bu arada içeri giren kahya Tosun Dayı’ya da İstanbul’dan acil bir haber aldığını, hemen gitmesi gerektiğini söyler ve Uğur2la birlikte apar topar evden ayrılır.

 

Ali Dilaver olanları düşündükçe kahrolmaktadır. Hacı Ömer’i öldürmeyi hiç düşünmediğini, yalnızca kendini korumaya çalıştığını tekrar tekrar anlatarak rahatlamaya çalışsa da içindeki suçluluk duygusunu bir türlü atamaz ama köye dönmeye de cesareti yoktur artık. Köye dönüp hapse girerek istemeyerek sebep olduğu bir cinayetin sabıkasını taşımaktansa dağlarda yaşamayı tercih eder ve on yıla yakın bir zaman kuş uçmaz kervan geçmez dağlarda her an vahşi bir hayvana yem olmak tehlikesini göze alarak bir ayı ininde oğlu Uğur ve dağ köylerinden edindiği hayvanlarla birlikte yaşar. Dağda geçirdikleri son kış Uğur feci şekilde hastalanmıştır. Zavallı çocuğun bedeni dağdaki çetin kış şartlarına direnemez hale gelmiştir.

 

Bahar geldiğinde Ali Dilaver oğlunun bir dahaki kışta yeniden hastalanacağından korktuğu için İstanbul’a dönmeye karar verir. Bir sonbahar günü oğlu Uğur ile birlikte evlerine dönerler. Ancak Ali Dilaver’in içi hiç rahat değildir. Hacı Ömer’in katili olarak Kahya Tosun Dayı’yı tutukladıklarını düşünmektedir. Masum bir insanın boş yere hapiste yatmasına gönlü razı olmaz Uğur’u da yanına alarak bu konuyu aydınlatmak için Sarıkaya köyüne gider. Otel haline getirilmiş bir hana yerleşirler. Hanın altındaki lokantada yemek yerken hemşehrileri Recep Çavuş’la karşılaşırlar.

 

Recep Çavuş kendilerine garip garip bakar. Ama yanlarına gelmez. Ali Dilaver ile Uğur odalarına çekildiklerin de bu duruma bir anlam veremezler. Biraz sonra kapı çalar gelen Recep Çavuş’tur. Müsaade isteyerek içeri girer ve ali Dilaver’e kendisini bir tanıdığına benzettiği için buraya geldiğini söyler. Şaşkın bir ifade ile Ali Dilaver kendisini tanıtınca çavuşun şaşkınlığı daha da artar. Aralarında kısa bir konuşma geçer. Ali Dilaver Recep Çavuş’tan kendine yarına kadar müsaade etmesini ve avukat bulması için kendisine yardımcı olmasını ister.

 

Recep Çavuş bu istekleri kabul eder ve ertesi gün avukata gitmek için sözleşirler. Avukata gittiklerinde Recep Çavuş olayı anlatmaya başlar ama anlattıkları çok tuhaftır. Recep Çavuş avukata Ali Dilaver’in ölmüş olarak bilindiğini ancak ölmediğini bu yüzden yaşadığını ispat etmesini istediğini söylemektedir. Bu sözleri duyan baba oğul şaşkına döner. Ali Dilaver Recep Çavuş’tan olayı etraflıca anlatmasını ister. Recep Çavuş geçen sene kasabadayken Sarıkaya’dan gelen birinin kendisine haber verdiğini söyler. ‘’Köylünün anlattıklarına göre jiple köyün yakınlarındaki bir yoldan geçerken uçuruma yuvarlanmışsın yüzün gözün dağılmış tanınmaz bir haldeymişsin.

 

 

Cebinden bir nüfus cüzdanı çıkmış. Nüfus cüzdanı sana aitmiş’’der. Anlatılanları duyan Ali Dilaver ve Uğur dehşete kapılırlar. Ali Dilaver cebindeki nüfus cüzdanını çıkarır ve ‘‘ böyle bir şey olmaz’’ der. Bunun üzerine avukat nüfus cüzdanını bir başkasının yaptırmış olabileceğini söyler ve bu olayı araştırmaya başlar. Araştırmaları sonucundan (bilgi yelpazesi. com) Ali Dilaver’in öldüğü zannedilen günden altı ay önce bu nüfus cüzdanının yaptırıldığı anlaşılır. Olanlara bir anlam veremeyen Ali Dilaver hapiste olduğunu zannettiği Tosun Dayı’nın Sarıkaya’dan taşınarak kendi köyü Sarıca’ya terleştiğini duyunca bir kez daha şaşkına döner. Ertesi gün Uğur’la birlikte Sarıca’ya giderler.

 

Ali Dilaver ve Uğur’u karşılarında gören Tosun Dayı ve Hanife abla hortlak gördüklerini zannederek çok korkarlar. Güçlükle sakinleşen iki ihtiyara Ali Dilaver neden Sarıkaya’dan taşındıklarını sorar. Tosun Dayı buna mecbur kaldıklarını Hacı Ömer’in sahte evraklarla hükümeti dolandırıp mallara el koyduğunu söyler. Hacı Ömer’in yaşadığını öğrenen Ali Dilaver beyninden vurulmuşa döner. Uzunca bir müddet kendine gelemez. Sakinleşince Tosun Dayı onlara anlatır.

 

Hacı Ömer’in ölüm haberinin geldiği akşam onun yalnızca numara yaparak ortalığı karıştırdığını söyler ve devam eder. ‘‘ o günden sonra bir yıla yakın bir süre geçmiş tiki bir gün Hacı Ömer sanki aramızda bir dava yokmuş gibi bağ evine geldi, yedi içti. Her şey normaldi yalnız o gittikten sonra senin aynada duran fotoğrafın kaybolmuştu. Onun aldığını anladık ama o şirret herifle uğraşmamak için bu olayın pek üstünde durmadık’’ artık olayları Ali Dilaver daha da iyi anlıyordu. Demek ki Hacı Ömer o akşam çınarlıkta kendisinden daha fazla dayak yememek için ölmüş numarası yapmış sonrada kendi adamlarıyla Hoca ölmüş diye ortalığı karıştırmıştı.

 

Tüm bunları da Ali Dilaver’i korkutup yerinden yurdundan etmek ve onun tüm mallarına el koymak için yapmıştı. Nihayet amacına da ulaşmıştı zaten Ali Dilaver’in fotoğrafını çalarak sahte kimlik ve senetler düzenlemiş, sahte kimlikle ölmüş bir zavallının cesedini kullanarak Ali Dilaver’in öldüğüne herkesi inandırmış ardında sahte senetlerle hükümeti mallarını bana ölmeden önce satmıştı diye kandırarak Ali Dilaver’in tüm mal varlığını ele geçirmişti.

 

Artık herkes Ali Dilaver’in ölmeden önce mallarını Hacı Ömer’e sattığını düşünüyordu.

 

Ali Dilaver, Recep Çavuş ve tuttukları avukat bu haksızlığın su yüzüne çıkması için olağanüstü çaba sarf ederler. Çeşitli davalar açılır ve sonunda adalet yerini bulur. Hacı Ömer çeşitli suçlardan hapse girerken Ali Dilaver eski yaşantısına geri döner ve bütün mal varlığı devlet tarafından kendisine iade edilir.

 

B.) Romanın Konusu:

 

Dolandırıcı bir adam olan Hacı Ömer’ in ölümüne sebep olduğu düşünülen Ali Dilaver Bey’ in oğlu Uğur’ la birlikte dağlara kaçıp üç yıla yakın bir süre vahşi hayvanlarla savaşarak bir mağarada yaşadıktan sonra şehre dönmesi ve tam teslim olmaya karar verdiği bir anda Hacı Ömer’ in aslında ölmediğini binbir numarayla kendisini (Ali Dilaver’i) ölmüş gösterip tam mallarına el koyduğunu öğrenmesi sonucu gelişen olaylar.

 

C.) Romanın Ana Fikri:

 

Adalet bir zaman yerini bulur. Suçlular yaptıklarının cezasını er ya da geç çeker.

Ayrıca gerçeklerden kaçmanın bir çözüm yolu olmadığı da romanda anlatılmaya çalışılmıştır. Eğer Ali Dilaver o akşam kaçmak yerine olayları polise anlatmayı tercih etseydi olayların iç yüzünü görecek ve tüm bunlar başına gelmeyecekti.



“ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

“KİTAP ÖZETLERİ ”
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<

“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.


Yorumlar

..

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**

->Yorumu: Ben bu romanı 4.sınıfta okudum ve çok beğenmiştim çok teşekkürler özetini yazdığınız için...
->Yazan: Prf.Dr.Buket.

>Yazan: Av.Salih.
>Yorum: Ilkokul 3. sinifta iken okudugum ilk romanim.Üniversiteyi 30. yil önce bitirdim.Ama "Korkunç Yillar"i (Kemalettin Tugcu) özet olsa da ayni tatla tekrar okuma firsatini buldum.Tesekkürler .

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: