Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Kitap Özetleri > Roman Özetleri

SABİR EFENDİ’NİN GELİNİ ÖZET KİTAP ÖZETİ ROMAN ÖZETİ

 

Yazarı: Ercüment Ekrem TALU

 

Ercüment Ekrem TALU’nun beşinci romanı olan eserin ilk baskısı 1927 yılında yapılmıştır. Osmanlıca harflerle yapılan bu baskı yüz kırk bir sayfadır. On yedi bölümden oluşan bu baskı Orhaniye matbaası tarafından yapılmıştır.

 

Eserin üçüncü ve yeni harflere baskısı 1939 yılında, İstanbul’da Gayret Kitabevi tarafından yapılmıştır. Yeni harflerle yapılan bu eserin eski harfli baskıdan tek farkı seksen sayfa olmasıdır.

 

Ercüment Ekrem, “Sabir Efendi’nin Gelini” adını verdiği bu eserde, Doğu geleneklerine bağlı bir şekilde yaşayan bir ailenin büyük oğlu ile evlenerek gelin gelen, Paris’te eğitim görmüş Belkıs adlı bir kadının başına gelenleri anlatmıştır.

 

Eserin temelinde ise körü körüne bağlandığımız tabuları artık eleştirme zamanının geldiğini bunlara uymayanlar hak etmediği şekilde ithaf etmenin ne hazin sonuçlar doğuracağı fikri yatmaktadır. Olayları eleştirmeden, başkalarının iftiralarına dayanarak değerlendirirsek nihayetinde telafi edemeyeceğimiz hatalar yapmamız hiçten bile değildir. Bu fikir çerçevesinde ele alınan eserde, o zamanlar ön planda olan yalnış Batılılaşma fikrine karşıt yalnış değerlendirme ve aşırı kıskançlık fikri ileri sürülmüştür. Zaten eseri devrin diğer romanlarından ayıran bir nokta da budur. Yani bu eserde yanlış Batılılaşmayı değil, Batılı terbiyeye karşı Doğulu gelenekleri kullanmadaki yanlışlığı ele almıştır. Bu çerçevede eseri kısaca şöyle anlatabiliriz:

 

Sabir Efendi tüm İstanbul halkı tarafından tanınan ve sevilen zengin bir tüccardır. Gülendam hanımla olan evliliğimden dört erkek evlat sahibi olmuştur. İkinci oğlu olan Veli Bey’i eşinin yeğeni olan Huriye ile evlendirmiştir. En büyük oğlu Tahir Bey’i de gösterişli bir düğünle Belkıs Hanımla evlendirir. Belkıs’ın rahat tavırları düğün halkından ev halkına kadar herkesin tepkisini çekmiştir. Riyakar davranışlara alışık olan cemiyet, Belkıs’ın dürüstlüğü ve güzelliği karşısında haset ve dedi kodu etmekten başka bir işe yaramaz. Gayet hoş geçinen çift oldukça mutludur. Ancak Belkıs’ı taklit eden ve kıskanan Huriye, onu evden attırmak için kahya Eda Hanım’la iş birliği yapar. Belkıs’ın evde örtüsüz gezmesini ve bahçede uyuya kalmasını bahane ederek Gülendam Hanımı da kışkırtıp bu ittifaka dahil eder. Tahir Bey’i çağırtıp Belkıs hakkında konuşmalar yapan Gülendam Hanım, Tahir Bey üzerinde etki sağlayamaz, çünkü o eşini sevmektedir.

 

Konağın aşçısı Recep Ağa, Sofi adlı hizmetçiyi sevmekte, ona çeşitli ikramlarda bulunmaktadır. Ancak Belkıs’ı gördükten sonra ona aşık olur ve hemen evi terk eder. Bu nedenke kurnaz Sofi de meşhur ittifağa dördüncü şahıs olarak dahil olur.

 

Böylece evde yapayalnız kalan Belkıs, küçük kayın biraderi İrfan ve Selim ile dost olur. On dört on beş yaşlarındaki bu iki genç mülkiyede okumaktadırlar ve aileden daha batılı bir kültürle yetişmektedirler. Bu dostluk bu iki genç beyin tarafından yalnış anlaşılır ve aşka dönüşür. Neticede bu aşk da, kıskançlık ve Selim’in intihar teşebbüsü ile yerini nefrete bırakır.

 

Artık evde Belkıs’ı anlayacak yardım edecek kimse kalmadı derken, küçüklüğünden beri Sabir Efendi’nin yanında yetişen, kimsesiz Hayri, onun durumuna çok üzülür ve ortak olmak ister. Bu yakınlaşma da türlü dedikodulara meydan verince, zavallı Hayri, çaresiz, evi terk eder.

 

Yaşı iyice ilerleyen Sabir Efendi sık sık hastalanmaktadır. Ağır bir şekilde hastalandığı sırada ona sadece Belkıs bakar. Bu iyi tedaviye teşekkür olarak, Sabir Efendi Belkıs’a pırlanta bir yüzük hediye eder. Evlendiğinden beri gözü bu yüzükte olan Huriye çıkardığı kıskançlık rezaleti sonucu eşi Veli Bey tarafından dövülür. Bu olay, Huriye’nin Belkıs’a olan düşmanlığını körükler ve ona bir tuzak kurar.

 

Bu arada hane halkı İstanbul’a taşınır ve Huriye planını uygulamaya başlar. Genç bir zabite Belkıs’ın ağzından mektup yazar. Ancak kazdığı kuyuya kendisi düşer ve kocasından intikam almak, Batılılaşmak gibi bahanelerle genç zabitle aşk yaşamaya başlar.

 

Bir gün Belkıs onları görür ve hoşgörü ve sevgi dolu sözlerle Huriye’yi uyarır. Onun nasihatlerini dinleyen Huriye, son kez evin selamlığında buluşur aşığıyla. Ancak İrfan’ın durumu farketmesi ve genç zabiti kaçarken görmesi işlerin açığa çıkmasını sağlar. Ancak bütün suç Huriye’nin iftiralarıyla Belkıs’ın üzerine kalır ve Tahir Bey bir mektup bırakarak onu evden kovar. Belkıs edebini ve onurunu muhafaza ederek sessizce evden ayrılır.

 

Amacına ulaşan Huriye, sırrını bilen tüm hizmetçileri işten kovar. Sofi de kovulunca bütün macerayı Veli Bey’e anlatır. Böylece gerçek ortaya çıkar. Durumun aslını öğrenen Tahir Bey mektup yazarak Belkıs’tan af diler ama Belkıs onu reddeder.

 

Eserin baş kahramanı Belkıs’tır. Belkıs, sabık Devletialiye şehbenderlerinden Vedad Sarım Bey’in beş kızının en büyüğüdür. Paris’te yatılı olarak okumuş, Fransız kültürü ile yetişmiştir. Gayet bilgili, dürüst ve iyi niyetli bir karakter olarak aksetmiştir romana. Güzel, zarif, kültürlü bir kadındır. Bunu konuşmalarının etkileyiciliğinden, odasının düzeninden, hal ve hareketlerinden rahatça anlamak mümkündür.

 

Tahir Bey, küçüklükten beri devlet memuru olmaya, Batı kültürüne özenmiş, Mekteb-i Mülkiye’yi bitirmiştir. Ailesine saygıda kusur etmemekle birlikte onlardan daha Batılı bir şekilde yaşamayı arzuluyor. Bu nedenle ticarete pek alışamamış bir tiptir.

 

Huriye, Anadolu’da yetişmiş, çocukken hastalıklı olduğu için babası tarafından şımartılmış ve okula gönderilmemiştir. Bu onun cahil bir insan olmasına neden olmuştur. Ayrıca mahalle kadınlarının sohbetlerinde bulunması hırs, hased, hıyaned, dedikodu, ahlaksızlık, iftira gibi kötü huyların her çeşidini çok iyi bilmesine sebep olmuştur. Ama çok zeki olduğundan bütün bu fenalıklarını gizlemeyi bilir.

 

Belkıs ile Huriye birbirlerine zıt özellikler taşıyan iki tiptir. Kişiliklerindeki büyük uçurumlar, eve gelişlerinden evden ayrılışlarına kadar her şeyde kendini gösterir. Huriye’nin cahilliği ve eğitimsizliği, Belkıs’ın ise her türlü becerisi ve aldığı yüksek eğitim, eşlerinde tanışmalarında, ilişkilerinde ve ayrılmalarında son derece etkili olmuştur. Tahir Bey Belkıs ile (bilgi yelpazesi. com) severek evlenmiş, Veli Bey Huriye ile annesinin isteği sonucu evlenmiştir. Yine Tahir Bey ile Belkıs son derece mutlu ve uyumlu iken, Veli Bey ile Huriye devamlı tartışmakta ve huzursuz bir evlilik yaşamaktadır. Yine Belkıs evden sessizce ve onurlu bir şekilde ayrılırken, gerçeğin ortaya çıkmasıyla birlikte Huriye sokağa atılmıştır.

 

Romanın diğer karakterleri Gülendam Hanım, Sabir Efendi, Veli Bey, İrfan ve Selim son derece silik ancak Belkıs’ın çevresinine girdikleri ölçüde ön plandadırlar. Onların Belkıs dışında ne yaptıkları nasıl oldukları pek bilinmemektedir. Örneğin Gülendam Hanım aslınca sevecen, otoriter bir Türk annesidir. Ancak Huriye’nin oyunlarına inandığı için esere bu yönleri pek aksetmemiş, Huriye’nin amaçlarını gerçekleştirecek bir maşa gibi olmuştur. Yine Sabir Efendi’nin hayat hikayesi başta anlatılmış ama romanın iç kısımlarında hatta yalıda bile pek fonksiyonu olmayan bir tiptir. Evde varlığı ile yokluğu aynı, zavallı bir ihtiyardır. Bu durumun farkında olan Belkıs onu bahçedeki çam ağacına benzetir ve “ikisi de dünyaya sevki kaderle gelmişler, ikiside dünyadan gitmek için sıra bekliyorlar. Hiç birinde bir gaye yok... Bir his yok...” der (sayfa 46).

 

Yalıdaki hizmetçi Sofi ve Kahya Eda Hanım, Huriye’nin ayarında insanlardır. Zaten Huriye ile işbirliği yapmaları bunu gösteriyor. Bu iki şahıs da Huriye’nin yanında, üstlendikleri görev dahilinde kendilerini gösterirler.

 

Oldukça geniş şahıslar kadrosuna sahip olan bu eserde birinci derecedeki şahıslar hariç, ikinci derecedeki ve sözü edilen şahıslar çok siliktir. Yazar romantik bir bakış açısı ile yazdığı için şahıslar romana tek yönleriyle girmiştir. Örneğin Belkıs’ın her hareketi her sözü güzel, zarif, Huriye her haliyle adi ve kötü bir kadındır. Yani iyiler hep iyi, kötüler hep kötüdür. Sonunda kötü de yazara göre hak ettiği biçimde cezalandırılmıştır.



“ROMAN ÖZETLERİ ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

“KİTAP ÖZETLERİ ”
SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ

>>>TIKLAYIN<<<

“EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER ” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

EKLEMEK İSTEDİKLERİNİZ VARSA AŞAĞIDAKİ "Yorum Yaz" kısmına ekleyebilirsiniz.


Yorumlar

..

9. **Yorum**
->Yorumu: şahane bir site burayı sevdimm 
->Yazan: Buse. Er 

8. **Yorum**
->Yorumu: SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM...
->Yazan: sıla

7. **Yorum**
->Yorumu: valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden yapiyorum.saolun mugladan sevgiler...:).
->Yazan: kara48500..

6. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim.
->Yazan: Tuncay.

5. **Yorum**
->Yorumu: ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. 
->Yazan: efe .

4. **Yorum**
->Yorumu: ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun 
->Yazan: rabia..

3. **Yorum**
->Yorumu: Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim 
->Yazan: pınar..

2. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor
->Yazan: ESRA..

1. **Yorum**
->Yorumu: Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. 
->Yazan: Hasan Öğüt

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: