Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Konu Anlatımlı Dersler > Eğitim Bilimleri Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar > Gelişim Ve Öğrenme Psikolojisi Dersi İle İlgili Konu Anlatımlar

BEBEKLİK DÖNEMİNDE GÖRÜLEN DUYGU ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ (GELİŞİM PSİKOLOJİSİ, ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR) (EĞİTİM BİLİMLERİ)

 

Öfke:

 

Öfke, çok sık yaşanan bir heyecan türüdür. Özellikle çocukluk döneminde öfkeyi oluşturacak uyaranlar çoktur. Çocuk, öfke tepkisini bir savunucu gibi kullanılmasını kısa süre içinde öğrenir. Öfkelendiği an dikkati çekeceğini ve istediğinin yerine getirileceğini bilir. O, öfke tepkisi göstermeye eğilimlidir. Çocukta bu tepki yaşla artar.

 

Öfkeyi doğuran başlıca etkenler, çocuğun yeteneksizliği, başkalarının baskısıyla istediği eylemi yapamaması ya da faaliyetinin durdurulması şeklinde sıralanabilir.

 

Otoriter bir baba karşısında sık sık öfkelenen çocuk giderek babaya karşı bir düşmanlık duygusuna sahip olabilir. Bu duygu zamanla genelleşerek baba modelini anımsatan tüm bireylere yönelebilir.

 

Bu konuyla ilgili olarak bir araştırmada, bir buçuk ile üç yaşlarındaki bir grup çocuk incelenmiş ve 24 saat süre içinde gözlenen çocuklardaki öfkeyi oluşturan etkenler saptanmaya çalışılmıştır.

 

Araştırma sonunda bu nedenler şu şekilde sıralanmıştır:

 

1. Oturakta oturmaya zorunlu kılmak,

 

2. Oynamakta olduğu oyuncağı elinden almak,

 

3. Yüzünün yıkanması,

 

4. Odada yalnız bırakılmak,

 

5. Başarıyla sonuçlanmayan bir işle uğraşmak,

 

6. Diğer çocuk ve yetişkinlerle birlikte oynamada başarılı olamamak,

 

7. Giysilerini çıkarmak,

 

8. Yıkanmak, burun sildirmek. •

 

 

Korku:

 

Tehlike anında meydana gelen bir heyecan biçimidir. Kişinin kendisini koruma içgüdüsüne bağlı olarak gelişir. Korku veren olaylar karşısında birey kendisini tehlikede görerek bazı tepkiler gösterir. Korktuğu şeyden çekinmeye çalışarak kaçar ya da olduğu yerde siner. Bilinç üzerine etki eden dış çevredeki ani değişmeler vücut yapısındaki dengeyi bozarak organların çalışmasını aksatır. Nabız ve solunum düzeni bozulur, kaslar felce uğrar renk solar ya da kızarır.

 

Bugün korkuların büyük çoğunluğunun öğrenme sonucu ortaya çıktığı kabul edilen bir olgudur. Bebeklik çağında çocuk ani hareketlerden beklemediği değişikliklerden korkar. Giderek daha fazla şeyden korkmayı öğrenir.

 

Korkuları şöyle gruplayabiliriz:

 

a. Belirli şartlar altında yerleşen korkular.

 

b. Hoş olmayan bir yaşam deneyimi sonucu meydana gelen korkular.

 

c. Öğrenilen veya taklit edilen korkular.

 

d. Kişinin kendisine has korkuları.

 

Korkuyu meydana getiren sebepler: Yapılan araştırmalar sonucu çocuklarda içgüdüsel olarak iki korkunun var olduğu anlaşılmıştır:

 

a. Çok yüksek ve ani ses

 

b. Beden dengesinin bozukluğu

 

Gök gürültüsü, şimşek çakması gibi ani ve yüksek ses, beden dengesinin bozulması halinde insanın korkmasına neden olmaktadır.

 

 

Ağlama:

 

İlk duygusal tepkilerden biri olan ağlama başlangıçta fiziksel gereksinimlerin bir ifadesidir. Ancak zamanla çeşitli sesler çıkarıp anlam kazandırmayı başardığında ağlama gerçek anlamı olan duygusal tepkiler olarak kullanılmaya başlar.

 

Çocuk büyüdükçe genellikle ağlayarak olumsuz duygularını, elemi, kızgınlığı ifade eder, aynı zamanda da psikolojik olarak rahatlayıp boşalır. Bazen de heyecansal tepkilerin bir ürünü olarak sevincinin bir işareti olur.

 

 

Gülme ve Gülümseme:

 

Hazın en açık seçik belirtilerinden olan gülümseme ve gülme ikinci ay dolaylarında görülür. Wolff, sekiz bebekte doğumdan sonraki iki-on iki saat içinde gülümsemeyi andıran bir ifade gözlemlemiştir. Uyku sırasında bebeklerde görülen gülümsemesinde, (bilgi yelpazesi. com) sinir sisteminin bir kendiliğinden boşalma işlevi olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Wolff, değişik sesler oluşturarak uyuklamakta olan bebeklerin gülümsemelerini sağlamıştır. Bu bulgunun ilginç yanı, bu gülümsemelerin hemen hepsinin uyarımı verdikten tam 7 saniye sonra ortaya çıkmış olmasıdır.

 

Bir başka kişinin yüzünün görülmesiyle oluşan sosyal gülümsemeler doğumdan sonraki üçüncü haftadan önce görülmemektedir. Bu tür gülümsemeler, refleks gülümsemelerden farklı olup, insan sesi duyulduğunda da ortaya çıkmaktadır.

 

Çocuklar büyüdükçe tepkilerin giderek daha az yaygın, ama daha çok farklılaşmış türden olmaya başladığı görülür. Örneğin, küçük bebekler bir uyarıdan haz duymadıklarını çığlık ve ağlama tepkileriyle gösterirlerken, aynı bebeklerin daha sonraki gelişim evrelerinde kaçma, saklanma, direnç gösterme, sözlü anlatım şeklinde tepkilerinin farklılaştığı dikkati çeker. Yaşla birlikte sözlü tepkilerin artmasına karşılık motor tepkilerin azaldığı görülür.

 

 

İnatçılık:

 

İnatçılık bir kimsenin verdiği kararda direnmesi halidir. İnatçılık çocuğun duygusal gelişiminin doğal bir sonucudur. Çünkü 3-5 yaşlarına kadar ki inatçılığı ben duygusunun ve özgür olma bilincinin gelişmesinden kaynaklanmaktadır. Çocuk her şeyi kendisi yapmak ister, yaptığı şeyler hoşuna gider, çevresinden gelen direnişi yenmeye çalışır. Kendince hep o haklıdır.

 

Bu duygunun yetişkinler tarafından yersiz engellenmesi, çocukta bağımsızlık ve benlik duygusunun zedelenmesine neden olur.

 

İnatçılığın Nedenleri:

 

a. Çocuğa fazla baskı yapılması

 

b. Çocuğun tüm isteklerinin önüne geçilmesi

 

c. Yanlış ve yersiz eğitim

 

d. Kıskançlık

 

e. Yetişkinlerin kendi istekleriyle çocuğun istekleri arasında çelişkili davranış sergilemeleri

 

f. Çocuğa bağımsızlık duygusunun verilmemesi

 

 

Kıskançlık:

 

İnsanların sahip oldukları ya da sahip olmak istedikleri şeyleri paylaşma durumunda kaldıklarında duydukları hisler ve tepkilerdir.

 

Kıskançlık insanın doğasında olan fakat derecesine göre olumlu ve olumsuz etkileri olan bir duygudur. Örneğin, arkadaşının başarısını kıskanıp daha çok çalışan çocuktaki kıskançlık olumludur. Öte yandan, arkadaşının oyuncağına sahip olamadığı için zarar vermek kıskançlığın olumsuz sonucudur.

 

Kıskançlığın Nedenleri:

 

a. Anne babanın kardeşler arasında kıyaslama yapması

 

b. Sağlıksız ve yetersiz eğitim

 

c. Yeni doğan bebeğe gelen armağanlar, yeni bir bebeğin gelmesi

 

d. Çocuğun eşyalarının izinsiz olarak bebeğe verilmesi gibi.

 

Tırnak Yeme ve Parmak Emme:

 

Çocuklarda çok görülür; çeşitli nedenleri vardır. Parmak emme rahatlatıcı ve haz verici bir durum olduğu halde, tırnak yemede bir sinirlilik durumu vardır. Tırnak kemirmede çeşitli nedenler rol oynar: dövme, azarlama, yeteneğinden fazla iş isteme, çek ememezlik, aşırı coşkular vb.

 

Çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi; öğrenmek ve alışkanlıkların oluşumu ile olur. Toplumsal hayatta birimizin iyiliği bir diğerininki ile bağlantılıdır. Sosyal ve duygusal gelişme çeşitli yaş derecelerinde çeşitli devreler arz eder. Gürültü yapmamayı, başkaların haklarına hürmet etmeyi ve arkadaşlarıyla iyi geçinmeyi öğrenmesi bu devrelerden birkaçıdır.

 

Oyun çağı boyunca çocuk birlikte oyun ve eğlenceyi öğrenir; mülkiyeliğinin kutsallığını anlar. His ve duygu bakımından gelişir. Arkadaşlarının hislerini en iyi şekilde anlayan ve onlarla yardımlaşmayı öğrenen çocuk tam sosyal varlık olma yolundadır. Duygusal hayatı iyice gelişmiştir.

 

Bebekle babası arasındaki ilişki normal ve basit bir şekilde kurulur, ancak annenin bunda da rolü vardır. Bir baba ender durumlar dışında, bir anne kadar çocuğa yakın olamaz. Annelik içgüdüsü başka şeydir, babalık duygusu başkadır. İçgüdü doğuştan vardır, duygu ise yün ipliğiyle örülmüş bir bağdır.

 

Anne-baba ve çocuk arasında bir şefkat ve inanç bağı kurulur. Bu bağın ortasında çocuk özgür, mutlu ve güven içindedir.

 

Anne temel kişi olduğu sürece yani on beş aylığa kadar, çocuğa mutlu yaşaması için bir kişi yeterlidir. Eğer babası ilgilenmiyorsa üzüntü çekmez. Bu devrede babanın etkisi doğrudan değildir.

 

  







“GELİŞİM VE ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR "
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN
>>>TIKLAYIN<<<

“GELİŞİM VE ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI "
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN
>>>TIKLAYIN<<<

“EĞİTİM BİLİMLERİ DERSİ İLE İLGİLİ KONU ANLATIMLAR "
SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN
>>>TIKLAYIN<<<

“KONU ANLATIMLI DERSLER " SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN
>>>TIKLAYIN<<<

"
EĞİTİM ÖĞRETİM İLE İLGİLİ BELGELER
” SAYFASINI GÖRMEK İSTERSENİZ
>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar (HenüzYorumYok)

.

>Yazan: ...
>Yorum:
.... .

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz:


Yorumunuzda Silmek istediğiniz kelime veya cümle varsa kelimeyi fare ile seçin
ve
delete tuşuna basın...

 


 E Mail
(Zorunlu Değil):