eğlenceli ve komik yazılar > Nasreddin Hoca Fıkraları / Nasrettin Hoca'dan Seçme Fıkralar

NASRETTİN HOCA’NIN HAYATI, NASRETTİN HOCA KİMDİR (2) (NASREDDİN HOCA FIKRALARI)

 

Sivrihisar'ın Hortu yöresinde doğdu, Akşehir'de öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun'dur. Önce Sivrihisar'da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu'ya dönerek köy imamı oldu. 1237'de Akşehir'e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim'in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasreddin Hoca biçimini almıştır. Onun yaşamıyla ilgili bilgiler, halkın kendisine olan aşırı sevgisi yüzünden, söylentilerle karışmış, yer yer olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bu söylentiler arasında, onun Selçuklu sultanlarıyla tanıştığı, Mevlânâ Celâleddin ile yakınlık kurduğu, kendisinden en az yetmiş yıl sonra yaşayan Timur'la konuştuğu, birkaç yerde birden göründüğü bile vardır.

 

Nasreddin Hoca'nın değeri, yaşadığı olaylarla değil, gerek kendisinin, gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerdeki anlam, yergi ve alay öğelerinin inceliğiyle ölçülür. Onun olduğu ileri sürülen gülmecelerin incelenmesinden, bunlarda geçen sözcüklerin açıklanışından anlaşıldığına göre o, belli bir dönemin değil Anadolu halkının yaşama biçimini, güldürü öğesini, alay ve eğlenme türünü, övgü ve yergi becerisini dile getirmiştir. Onunla ilgili gülmeceleri oluşturan öğelerin odağı sevgi, yergi, övgü, alaya alma. Gülünç duruma düşürme, kendi kendiyle çelişkiye sürükleme, Şeriat'ın katılıkları karşısında çok ince ve iğneli bir söyleyişle yumuşaklığı yeğlemedir. O, bunları söylerken bilgin, bilgisiz, açıkgöz, uysal, vurdumduymaz, utangaç, atak, şaşkın, kurnaz, korkak, atılgan gibi çelişik niteliklere bürünür. Özellikle karşısındakinin durumuyla çelişki içinde bulunma, gülmecelerinin egemen öğesidir. Bu öğeler Anadolu insanının, belli olaylar karşısındaki tutumun yansıtan, düşünce ürünlerini oluşturur. Nasreddin Hoca, halkın duygularını yansıtan, bir gülmece odağı olarak ortaya çıkarılır. Söyletilen kişi, söyletenin ağzını kullanır, böylece halk Nasreddin Hoca'nın diliyle kendi sesini duyurur.

 

Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer. Hoca soyluların, yüksek saray çevresinde bulunanların aralarına ya çok seyrek girer ya da hiç girmez. Sözgelişi onun tanıştığı söylenen Selçuklu sultanlarıyla ilgili gülmecesi yoktur. Timur'la ilgili "hamam, Timur ve peştemal" gülmecesi de, Timur'dan çok önce yaşadığı için, sonradan üretilmiştir. Halk beğenisi Hoca'yı Timur gibi çevresine korku salan bir imparatorun karşısına hamamda çıkarak, "kızım sana söylüyorum, gelinim sen işit" türünden bir yergi yaratmıştır. Burada yerilen, dolaylı olarak, kendi toplumun, halkın üstünde gören saray insanlarıdır.

 

Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir.

 

Onun gülmecelerinde, kaba sofuların "ahret" le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. "Fincancı Katırları", "Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim" başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan "Ye Kürküm Ye" gülmecesi, Hoca'nın dilinde, halkın tepkisini gösterir.

 

Nasreddin Hoca'nın etkisi bütün toplum kesimlerine yayılmış, "İncili Çavuş", "Bekri Mustafa", "Bektaşi" gibi çok değişik yörelerin duygularını yansıtan gülmece türlerinin doğmasına olanak sağlamıştır. Bunlardan ilk ikisi saray çevresinin oldukça kaba beğenisini, üçüncüsü de gene halkın Şeriat'ın katılığına karşı duyduğu tepkiyi dile getirir. Akşehir, Nasreddin Hoca ile adını Dünya'ya duyurmuştur. 1208-1284 yıllarında Akşehir'de yaşayan ünlü düşünür ve mizah ustası Nasreddin Hoca anısına yaşatmak için uluslararası ve ulusal düzeyde kutlamalar ve festivaller düzenlenmektedir. Nasreddin Hoca'nın mezarı (türbesi) Akşehir'dedir.

 

ÖZET ANLATIM:

 

Nasrettin Hoca, 1300′lü yıllarda Konya yakınlarındaki Akşehir’de yaşadığına inanılan mizahi bir figürdür. Komik hikayeleri, anekdotları, özlü sözleri ve fıkralarıyla hatırlanan Nasreddin Hoca aynı zamanda felsefi kişiliği de olan bir bilgedir.

 

Osmanlı’nın hakim olduğu coğrafyanın büyük kısmında bilinen Nasrettin Hoca, bir çok ulus tarafından da sahiplenilmektedir.

 

Her sene 5-10 Temmuz tarihlerinde Akşehir’de Nasrettin Hoca adına bir festival düzenlenir.

 

Eskişehir Sivrihisar’da doğduğu, daha sonra Akşehir’e yerleştiği rivayet edilir. 1275-76 veya 1285-86 yılları civarında Akşehir’de vefat ettiği, kabri olduğu tahmin edilen ve daha sonra da kabir olarak düzenlenmiş mezarı da burada bulunmaktadır.

 

Afgan’lardan İranlılara, Özbek’lerden Araplara kadar pek çok halk tarafından sahiplenilen Nasrettin Hoca, Hoca, Molla, Hacı, Efendi gibi lakaplarla anılır.

 

Orta Asya’da Efendi lakabıyla bilinen Nasrettin Hoca’nın Özbek, Azeri veya Uygur kökenli olduğu düşünülmektedir.

 

Evrensel ve zaman tanımaz fıkra ve hikayeleriyle Nasrettin hoca insan ilişkilerine yaptığı mizahi vurgularla yalnızca Türk değil dünya edebiyat tarihinin önemli bir figürü olup 1996-1997 yılları UNESCO tarafından Uluslararası Nasrettin Hoca yılı ilan edilmiştir.


“NASREDDİN HOCA FIKRALARI” SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN

>>>TIKLAYIN<<<

Yorumlar

...

15. **Yorum**
->Yorumu: çok güzel olmuş ben nassrettin hocanın fıkralarını çok severim 
->Yazan: fatma


14. **Yorum**
->Yorumu: çooook güzeldi tam 2 kere okudum. Ben 2.sınıftayım. Öğretmenimiz ödev verdi,yaptım.
->Yazan: ayşe.

->Yazan   : oğuzhan aksoy
->Yorumu: nasrettin hocanın hayatında olmak isterdim parayı veren duduğu çalar.

->Yazan   : Doktor
->Yorumu: Allah rahmet etsin, Nur icinde yatsın. Evliya bir şahsiyet ..

->Yazan   :...
->Yorumu: nasrettin hoca ile çok bilimsellik bir öykü yazmışlar.

->Yazan   : AHMET YILMAZ
->Yorumu: NASRETTIN HOCANIN HAYATINDA ÇOK GÜZEL SEYLER VARMIS.

->Yazan : CEREN
->Yorumu: çok komikti bu yüzden onu çok seviyorum.Onun fikralari,hikayeleri çok komiktir.Bu arada ödevimi yapmamda yardimci oldu.Sosyal ödevimden 100 aldimmmmmmm..

->Yazan : ismini vermek istemiyor
->Yorumu: nasrettin hocayi seve rim keske ölmeseydi öhüöhü.

->Yazan : CEREN
->Yorumu: ÖDEVIME YARDIM ETTIGINIZ IÇIN SIZE TESEKKÜRLER EDIYORUM. ÇOK SEVDIM KESIN PAZARTESI GÜNÜ TÜRKÇE DERSINDE 100 ALIRIMMMMMM.

>Yazan: zeyzey
>Yorum: yazanin elerinden öperim plojeden 100 aldim :) .

>Yazan: onurcan
>Yorum: çok güzel ve çok komik fikralari.

>Yazan: isimsiz
>Yorum: ben Nasret'tin hocayi çok seviyorum ve fikralarininda size dilerimki Nasret'tin hocalarin fikralirini okuyun derim.

>Yazan: ismimi vermek istemiyorum
>Yorum: çooooook güzel ben 4. siniftayim ögretmenimiz ödev verdi yaptimmm.

>Yazan: yaren karaman
>Yorum: nasredin hoca nin hayatinda çok önemli seyler varmis. hiç bilmiyordum.. bu sitede ögrendim.

>Yazan: isimsiz
>Yorum: çok severim onu keşke ölmeseydi :))))))))))).

>>>YORUM YAZ<<<

Adınız:
Yorumunuz: